MSB'den Yunanistan'ın hadsiz 'Pontus' açıklamalarına sert tepki

MSB yaptığı açıklamada, Yunanistan'da düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalar hakkında, "Her türlü akıl ve mantık doğrularını reddeden, tarihî gerçekliği görmezden gelerek çarpıtma çabalarını ısrarla sürdüren Yunanistan makamlarının “Pontus” iddialarını tamamıyla reddediyoruz. " açıklamasında bulundu.

Gündem 19.05.2022, 17:24 19.05.2022, 17:24
Abone ol
MSB'den Yunanistan'ın hadsiz 'Pontus' açıklamalarına sert tepki

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan'ın 'Pontus' iddialarına sert tepki göstererek yazılı açıklamada bulundu.

'YUNAN SİYASİLERİN BU AHLAKSIZ TAVRINI KINIYORUZ'

MSB'den yapılan açıklama şu şekilde:

"Her türlü akıl ve mantık doğrularını reddeden, tarihî gerçekliği görmezden gelerek çarpıtma çabalarını ısrarla sürdüren Yunanistan makamlarının “Pontus” iddialarını tamamıyla reddediyoruz. Bu mesnetsiz iddiaları ortaya atarak hem kendi halkına hem de tüm dünyaya karşı açıkça yalan söyleyen Yunan siyasilerin bu ahlaksız tavrını kınıyoruz.

'YUNANİSTAN GERÇEKLİK ARIYORSA KAN DONDURAN MEZALİMİYLE YÜZLEŞMELİDİR'

Yunanistan geçmişe ait yüz karartıcı bir gerçeklik arıyorsa, vahşice Anadolu’yu istila ve işgale kalkışan atalarının kan donduran mezalimiyle yüzleşmelidir.

Çocuk, kadın, yaşlı demeden Anadolu’da barbarca katliam yapan Yunanlıların işlediği bu insanlık suçu Müttefik Devletler Tahkikat Komisyonu Raporu’nda yer almış ve Lozan Barış Antlaşması’yla da tespit edilerek, kayıt altına alınmıştır.

Her fırsatta Türkiye düşmanlığı gibi suni bir gündem oluşturmaya çalışanlar beyhude bir gayretin içindedirler, bu gerçek dışı söylemlerin Yunan halkına da zarar verdiğinin farkına varmalıdırlar..."

YUNANİSTAN'IN 'PONTUS' İDDİALARI NEDİR?

Yunanistan’ın “Pontus soykırımı” iddiası, Yunan parlamentosunun 1994’te icat ederek “Pontus Soykırımını Anma Günüdür” diye kabul ettiği ve bu iş için de “19 Mayıs” gününü belirleyip yasalaştırmasıyla başlamıştır ancak esasında 70-80 yıllık bir birikime dayanmaktadır. Yunanlılar bu konuyu karalama amaçlı moda kavramı hâline gelen “soykırım” ifadesiyle birleştirerek hem diaspora Rumları hem de Kıbrıs Rumlarıyla omuz omuza işlemekte ve Ermenilerin 1915 olaylarını saptırarak ileri sürdükleri temelsiz “Ermeni soykırımı” iddialarını taklit edip, onlara paralel, onlarla baş başa çaba harcamaktadırlar: Bu çerçevede, Yunanlılar Ermeni tezlerine destek verirken, Ermenilerden “Pontus” konusunda destek görmekte; o arada etnik ırkçı Kürtçü çevreler de aynı kulvardaki masa altlarında yer tutup, bu uyduruk “soykırım pastası”ndan kendilerinin önüne de bir “Kürt soykırımı” lokması atan olabilir ümidi içinde “Pontus’çu” Rum-Yunan odaklarıyla kongre-konferans-zirve toplantıları gibi çeşitli platformlarda işbirliği yapmaktadırlar. 

İddiaların genel manzarasına bakıldığında, Osmanlının son dönemiyle birlikte, Mustafa Kemal Atatürk öncülüğündeki Türk Kurtuluş Savaşı ile Lozan sürecini de bu propaganda ve karalama kampanyası kapsamına alan Yunanlılar, sonuçta ortaya 1914/1915/1916 ile 1922/1923 yıllarını içeren ortalama sekiz-on yıllık bir “soykırım tablosu” çıkarmaktadırlar. Bu siyasal yalanı dünyaya yayıp kabul ettirmek hususunda Rum-Yunan ikilisi, Türkiye ve Türklük karşıtı Ermeni cephesiyle hem mâhiyet hem de tarihlendirme açısından tam bir fikir ve işbirliği içindedir. İşte, son yıllarda sıkça gündeme getirilen “Türkler tarihleriyle yüzleşmelidir” söyleminin arkasında yatan gerçek niyet de budur. Yerli yabancı bütün kesimlerin asıl amacı Türk Milleti’nin özgüvenini ve direncini zayıflatmak, Türkiye’nin uluslararası arenadaki saygınlığını yıpratmak, Türkleri “soykırımcı” olarak damgalayıp mahkûm ederek küçük düşürmek, mümkünse Türk insanını akla gelebilecek her bakımdan soyutlayıp yalnızlaştırmak, onu öz vatanında “marjinalleştirirken” dünyada da  “ötekileştirerek” dışlatmak ve nihayet bütün fertlerine içte-dışta dünyayı dar etmektir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!