banner2

İletişim Başkanı Fahrettin Altun: 'Seçim sonuçlarını manipüle etmek için bile çok ciddi gayret sarf ettiler'

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 24 TV'de yayınlanan '24 Özel' programında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in sorularını cevapladı.

Gündem 01.06.2023, 22:17 01.06.2023, 23:27
Abone ol

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un açıklamalarından satır başları şöyle:

Cumhurbaşkanımızın karşısında, dezenformasyon bombardımanı ana iletişim stratejisi olarak kabul eden bir yapı vardı. Bu yapı, aşırı sağ ve aşırı sol ittifakı olarak karşımıza çıktı.

"KAZANAN TÜRKİYE OLMUŞTUR"

Bu seçimde açık bir şekilde kazanan Türkiye olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın seçim zaferi her şeyden önce büyük, güçlü ve müreffeh Türkiye adına kazanılmış bir zaferdir. Süreç içinde yaşadığımız deprem felaketi bizi sarsan, yaralayan ve ülkece bizi derin bir kedere sevk eden bir gelişme oldu. Biz, çok ciddi bir emekle, gayretle yaraları sarmaya çalışırken, diğer taraftan da milletimize her alanda hizmet etmeye gayret sarf ettik. Cumhurbaşkanımız bu seçim sürecinde ne yazık ki, karşısında sürekli, sistematik bir şekilde yalanı esas alarak hareket eden bir koalisyonla karşı karşıya kaldı. Cumhurbaşkanımız bunlara karşı mücadele etti. Hem siyasi tarihi açımızdan hem de dünya siyasi tarihi açısından Türkiye'de yaşanan seçimler ciddi bir şekilde üzerine eğilmesi gereken bir örnektir.

"CUMHURBAŞKANIMIZ YAPAMAYACAĞI VAATTE BULUNMADI"

Sosyal medya şirketleri çok net bir şekilde taraf oldular. Bunlar, kendilerini bağımsız, tarafsız platformlar olarak tanıtsalar da böyle olmadıklarını bütün kamuoyu gördü. Amerikan Savunma Bakanlığı herhangi bir ülkede operasyon yapmak istediği zaman, o ülkenin siyasal iletişim mecrasına Twitter aracılığıyla müdahale edebiliyor. Uluslararası medya şirketleri ve sosyal medya şirketleri dezenformasyon üretim merkezi olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı operasyon merkezine dönüştüler ve başarılı olamadılar. Bütün bu yapılar, organizasyonlar harcanan dev bütçelere rağmen milletin iradesi söz konusu olduğunda çöp oldular. Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreçte çok yalın ve net bir iletişim stratejisi izledi, hiçbir zaman yapamayacağını düşündüğü bir söz veya vaatte bulunmadı.

"ESKİ TÜRKİYE'YE YENİDEN KAVUŞMAK İÇİN CİDDİ BİR YATIRIM YAPTILAR"

Cumhurbaşkanımız, eğer milletimiz bizden yana tercihini kullanırsa, Türkiye'de istikrarın devamı anlamına gelir mesajını çok net bir şekilde verdi.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu siyasi mücadelesi karşısında yenileceklerini gördükleri için ve kendi kitlelerine de anlatamayacaklarını düşündükleri için kendilerince hedef seçtiler.

Büyük istikrar adası Türkiye'yi, yolundan döndürmek ve küçülen, iç çelişkilerine mahkum Türkiye'ye yeniden kavuşmak için bu alana ciddi bir yatırım yaptılar.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI NEDEN HEDEF ALINDI?

Cumhurbaşkanımızın siyasi mücadelesi karşısında yenileceklerini gördükleri için ve kabullenemedikleri için birtakım hedefler seçtiler. Biz, bu koalisyonun (muhalefet) yalanlarının düzeltilmesine çalıştık. Her yalan söylediklerinde kurduğumuz Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ve diğer birimlerimizle hızlı bir aksiyon aldık, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarında doğrusunu hemen alıp, hızla yalanlama yaptık ve kamuoyuna gerçekleri anlattık. Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın bize verdiği vazifeyi, önümüze koyduğu ödevi hakkıyla yerine getirmek için gayret sarf ettik. Bu süreçte de birçok dezenformasyon ortaya koyduk. Çok fazla dezenformasyon yağmuruyla muhatap olduğumuz için ciddi anlamda buraya enerji verdik. Bu dezenformasyonu temizleyerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın sesinin daha gür bir şekilde işitilebilmesine katkıda bulunmaya çalıştık.

"YALAN ANKETLERLE SEÇİME MÜDAHALE ETMEYE ÇALIŞTILAR"

Son seçime kadar ki 1 ayda her gün yeni bir yalan söylemelerinden dolayı özür bile dilemediler. Cumhurbaşkanımız her konuşmasında "biz kazandık, kimse kaybetmedi" dedi. Cumhurbaşkanımız hep milletine konuştu, bu zaferi de milletiyle elde etti. Milletiyle hiçbir zaman kavga etmedi. Fakat, diğer taraftan siyasal kutuplaşmayı, toplumsal kutuplaşmaya çevirmek isteyenler, etnik ve kültürel çatışma çıkartmak isteyenler tavırları dolayısıyla pişmanlıklarını dile getirmediler. Burada birileri açısında bu bir rekabet değil, bir düşmanlıktı. Aşırı sağ ve aşırı sol ittifakın (muhalefet) misyonu kendilerine verilmiş bir misyondu. Bu tam anlamıyla cumhurbaşkanımızın liderliğinde "Büyük ve Güçlü Türkiye" projesine ket vurmak için ortaya çıkmış bir girişimdi. Seçim sonuçlarını manipüle etmek için bile çok ciddi gayret sarf ettiler, yine buna millet izin vermedi. YSK'nın çok başarılı bir şekilde yürüttüğü bir süreç oldu. Aynı şekilde AA başta olmak üzere, medyamızın ilgili kurumları çok başarılı bir performans ortaya koydular. Yalan anket sonuçlarıyla seçime müdahale etmeye çalıştılar. Dolayısıyla, seçim akşamı kendileri açısında gündeme gelecek olan mağlubiyeti perdelemeye çalıştılar, ama başarılı olamadılar.

"CUMHURBAŞKANIMIZ BAĞIMSIZ TÜRKİYE KARŞITI TÜM UNSURLARI YENDİ"

Pek çok farklı yol ve yöntemle Sayın Cumhurbaşkanımızı iktidardan indirmeye çalıştılar. Türkiye'de yönetim değişikliği meydana getirmeye çalıştılar

Sayın Cumhurbaşkanımız, bağımsız Türkiye karşıtı bütün unsurları yendi. Cumhurbaşkanımız Türkiye'nin istikrar sağlayan gücünü, küresel meselelerde taraf olan, bölgesel anlamda güçlü olmasını istemeyenleri yendi. Milletinin yanında, milleti namına cumhurbaşkanımız büyük bir zafer kazandı.

"TÜRKİYE DÜZEN KURUCU BİR AKTÖRDÜR"

Türkiye elde ettiği imkânlarla, bölgesel anlamda sahip olduğu derinlikle ve küresel anlamda oynadığı önemli rolle birlikte elbette, küresel aktörlerin yakından takip ettiği bir ülke konumundadır. Yıllarca Türk dış politikası birilerinin yönlendirmesiyle, Batı dünyasından gelen reçetelerle yol aldı. Ne zaman bu güzergâhtan bir miktar sapılsa içerideki Batıcı elitler "aman ne yapıyorsunuz, yoldan sapıyorsunuz" dediler. 2002'den bu yana Cumhurbaşkanımız bağımsız bir dış politika izlediği için sık sık "Türkiye eksen değiştiriyor" diye bir dizi eleştiriyle karşı karşıya kaldı, Cumhurbaşkanımız bunların hiçbirinin dikkate almadı. Ben her şeyden önce Batı'nın, Türkiye'nin yeni gerçeklerini kabul etmelerini bekliyorum. Cumhurbaşkanımızın her alandaki yaklaşımı açık ve nettir. Türkiye'nin güvenlik politikalarına ilişkin Cumhurbaşkanımızın ne düşündüğünü, Batı dünyasındaki liderler çok iyi biliyor. Çok açık bir şekilde vurgulamak istiyorum; Türkiye'nin terörizmle mücadelede gösterdiği performansla dünya barışına ne denli katkı verdiğini de çok iyi biliyorlar. Bugün itibarıyla Türkiye, düzen kurucu bir aktörüdür. Türkiye bugün sadece bir istikrar adası değil, Türkiye aynı zamanda istikrar sağlayan bir güçtür. Cumhurbaşkanımız uluslararası bir krizin derinleşmesini engellerken, diğer taraftan da küresel bir açlık krizinin önüne geçmiştir.

TÜRKİYE YÜZYILI

Sayın cumhurbaşkanımız "Türkiye Yüzyılı" dediğinde esas itibarıyla 21 yıllık iktidardaki müktesebatının önümüzdeki döneme nasıl yansıyacağını anlattı. Bunu yaparken de sadece retorik bir çerçeve ortaya koymadı, çok sistematik, çalışılmış bir metinle kamuoyunun önüne çıktı.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!