banner2

'İbrahim Kalın ve Hakan Fidan toplantıyı terk etti' iddiasına cevap: Öfke değil net tavır

'Bir Santim Bile Geri Çekilme' adlı kitabında Ankara-Washington hattında esen fırtınanın perde arkasından örnekler veren eski CIA Başkanı Mike Pompeo'ya, sürecin içindeki en önemli aktörlerden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın cevap verdi: "Gerçekleri çarpıtıyor... ABD Başkanlığına aday olmak istiyor, o yüzden kitap yazdı."

Gündem 26.01.2023, 11:24 26.01.2023, 13:19
Abone ol
'İbrahim Kalın ve Hakan Fidan toplantıyı terk etti' iddiasına cevap: Öfke değil net tavır

Donald Trump döneminde CIA Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı koltuklarında oturan, geçtiğimiz günlerde ise 'Bir Santim Bile Geri Çekilme' adında bir kitap yazan Mike Pompeo, gündemi sarsan bazı iddialarda bulundu. 

Pompeo'nun kitapta anlattıklarına göre Trump'ın ABD Başkanı olmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretine ön hazırlık kapsamında bu ülkeye Türkiye'den üç isim gitti: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, (dönemin) Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan...

Mayıs 2017'de gerçekleşen ziyarette Beyaz Saray'da Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral Herbert Raymond McMaster başkanlığında bir toplantı yapıldı. Dönemin CIA Başkanı Mike Pompeo'nun yazdığına göre Amerikan heyeti, Kalın, Akar ve Fidan'ın "IŞİD/DEAŞ'la mücadelede Türkiye'nin yanında olun" isteğini reddetti. 

Buna gerekçe olarak ise Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu'nun 'zayıf' durumda olduğunu gerekçe göstererek, ABD ordusunca desteklenmeksizin SMO'nun IŞİD'e karşı yapacağı harekâtlarda başarısız olacağı savunuldu. Amerikalılar toplantıda 'SDG' olarak tanımladıkları PKK/YPG ile çalışacaklarını dile getirdi. 

Mike Pompeo, bu duruma kızan İbrahim Kalın ile Hakan Fidan'ın aşırı tepki gösterip bağırarak toplantıyı terk ettiklerini yazdı.

Pompeo, Türkiye'nin 2019'daki Barış Pınarı Harekâtı sırasında PKK/YPG'yi korumak üzere bir ateşkes anlaşması için Ankara'ya gelen dönemin ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesi sırasında da şok eden bazı detaylar verdi. Erdoğan ile Pence'in başbaşa görüşmesinin uzaması nedeniyle tedirgin olduğunu ve Beştepe Külliyesi'ndeki salonun kapısını açmaya çalışıp zorladığını ileri süren Pompeo, duruma Cumhurbaşkanlığı görevlilerinin müdahale ettiğini belirtti. 

İbrahim Kalın

Tüm bu iddialara sürecin baş aktörlerinden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın cevap verdi. Hürriyet gazetesinden Hande Fırat'a verdiği demeçte Kalın, "Pompeo yaşananları çarpıtarak anlatıyor" dedi. İşte Kalın'ın cevaplarından satır başları...

SURİYE POLİTİKASI BÜYÜK TUTARSIZLIK

Onlara çok açık şekilde ABD'nin PKK/YPG politikasının çok yanlış olduğunu söyledik. Hakan Fidan, Suriye sahasındaki gelişmeleri detaylı bir şekilde anlattı. 

Daha sonra Pompeo ile yaptığı görüşmelerde de pozisyonumuzu tekrar açıkça ortaya koydu. Aynı şekilde Mevlüt Bey ve Hulusi Paşa; Suriye, PYD/YPG politikalarının kökten yanlış olduğunu pek çok defa aktardı.

Amerikalılar bize PYD/YPG politikalarının devam edeceğini söyleyince bazı önemli konulara dikkat çektik:

1-Bu politika yanlış çünkü bu politika Suriye’de terör örgütü PKK’yı desteklemektir.

2-Siz bu politikayı Obama döneminden devraldınız. Obama dönemine ait bütün politikaları yerden yere vururken Suriye politikasını devam ettirmeniz büyük bir tutarsızlık. Siz bu politikayı kucağınızda buldunuz, siz icat etmediniz.

3-DEAŞ ile mücadele konusunda iddia ettiğiniz gibi ‘Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye’nin desteklediği muhalifler etkin bir güç değildir ve başarılı olamazlar’ tezinizin hiçbir temeli yoktur, bunu asla kabul etmiyoruz.

POMPEO'NUN 'ÖFKE' DEDİĞİ ŞEY NET TAVRIMIZDI

Donald Trump, Mike Pence ve Mike Pompeo

Obama yönetimine söylediğimiz gibi size şunu açık ve net söylüyoruz; DEAŞ terör örgütü ile mücadele etmek için PYD/YPG yani Suriye’deki PKK’ya ihtiyacınız yok.

Zira bir terör örgütü ile mücadele bir diğer terör örgütü destekleyerek yapılamaz.Güya özgür dünyanın, serbest piyasa ekonomisinin, kapitalizmin, anti Marksizmin lideri olan bir ülke Suriye’de kendini Marksist, Leninist olarak tanımlayan bir örgütü kendine müttefik olarak seçiyor. Bu ironi de tarihin bir cilvesi.

Bizim öfkelendiğimizi yazmış, biz orada net tavrımızı sergiledik. Öfke dediği şey net tavrımızdı.

KÜLLİYE'DE KAPININ ZORLANDIĞI İDDİASI

İbrahim Kalın, Ekim 2019'da Mike Pence ile Mike Pompeo'nun Ankara ziyaretinde Pompeo'nun Külliye'de toplantı kapısını zorladığı iddiasına da cevap verdi. 

Erdoğan ile Pence'in başbaşa görüşmesinde not almak ve tercüme yapmak için ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile İbrahim Kalın da bulunuyordu. İşte Kalın'ın ağzından o gün yaşananlar...

KENDİ BAŞKAN YARDIMCILARINI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'LA YALNIZ BIRAKAMADILAR

Heyet önce kendi başkan yardımcılarını Cumhurbaşkanımızla yalnız bırakmaya korktu. 

Görüşmenin hemen başında James Jeffrey benim kulağıma eğildi; 'İbrahim benim Türkçem o kadar yeterli değil, sen idare et lütfen iki tarafı da...' dedi. 

Cumhurbaşkanımız 15 Temmuz’u net, açık, detaylı anlattı. Bu ülkenin demokrasisine kasteden bir darbe girişimi olduğunu, 251 insanın şehit olduğunu, 2000’den fazla insanın gazi olduğunu söyledi. 

POMPEO SİNİR KRİZLERİ GEÇİRDİ

Cumhurbaşkanımız Suriye politikasında Obama yönetiminden beri gelen bir yanlış politikanın terör örgütü PKK’ya verilen destek olduğunu, bundan dönülmesi gerektiğini söyledi. DEAŞ’ın da bizim düşmanımız olduğunu, o dönemde 3000’e yakın DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdiğimizi paylaştı. 

Görüşme uzadıkça Pompeo dışarıda sinir krizleri geçirmiş, biz sonradan öğrendik. Şimdi enteresan bir şey bu; içeride başkan yardımcınız görüşüyor ve siz dışarıdan tazyik yapıyorsunuz; 'Ben de gireceğim' diye.

Kendisi, kendi başkan yardımcısı istemediği halde o görüşmeye girmek için fiziki olarak kapıya doğru hamle yapmış. Sonradan öğrendik.

PENCE BİZE "POMPEO'YU İÇERİ ALIN" DEMEDİ

Ekim 2019'da Mike Pence, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmişti.

Başkan Yardımcısı Pence bize Pompeo’yu da görüşmeye alın demedi. Biz kimseyi görüşmeden men etmiş falan değiliz. Karşı taraf istediği halde görüşmeye almıyor da değiliz. Pence’in böyle bir talebi olmadı. 

Pompeo kendince bu konu başkan yardımcısına bırakılamaz mı demek istiyor, bilemem. Kendileri arasındaki konudur. 

Baş başa görüşme sonrası heyetler arası görüşmelere geçildi, masada haritalar ve görüntüler de vardı. Ana konusu Suriye’de özellikle de Mümbiç’ti.

Biz onlara PYD ve YPG’nin mutlaka Mümbiç’ten çıkarılması ve 30 km. sınırın ötesine çekilmeleri gerektiğini söyledik.

60 günlük eylem planında karar kılındı; Mevlüt Çavuşoğlu ile Pompeo kameraların karşısında bunu açıkladı.

O eylem planına asla uymadılar. Mutabakatın uygulanmadığını Mevlüt Çavuşoğlu da birçok kez dile getirdi. Amerikalılar buna hiçbir zaman net ve dürüst cevap vermediler.

POMPEO YUNAN POLİTİKASINI İTİRAF ETMİŞ OLDU

Mike Pompeo

Mike Pompeo, kitapta ABD'nin Yunanistan'la ilişkileri tarihte olmadığı kadar geliştirdiklerinden de bahsediyor. Bu konuda İbrahim Kalın şunları söylüyor:

"Orada çok açıkça itiraf ediyor. Bir zamanların ABD Dışişleri Bakanı Kissinger’dan beri hiç kimsenin bu kadar Yunanistan tarafını tutmadığını açıkça söylüyor.

Demek ki ABD, NATO ittifakı içerisinde, müttefikler arasında tarafsız bir tutuma sahip falan değil.  

Amerikan yönetiminin Yunan tarafını tuttuğunu biliyorduk. Bunu itiraf etmiş ve kayda geçirmiş oldu.

Daha da kötüsü Yunanistan’a böyle açıktan destek vererek iki müttefik arasındaki ilişkileri daha da gerdiğini, Ege’de barış derken; bir tarafı tutarak aslında tam da aleyhine politika izlediklerini de gösterdi.

Bugün Biden yönetimi de çok farklı tutumda değil.

Belli konularda Amerikan yönetimi mi diyelim, derin devleti mi diyelim Obama hükümetinin başlattığı bir politikayı Trump, onların başlattığı bir politikayı Biden yönetimi devam ettiriyor.

Ondan sonra da insanlar dönüp bize; ”Amerika ile Türkiye ilişkileri neden gergin” gibi sorular soruyorlar. Pompeo’nun itirafları sorunun asıl muhatabının biz değil ABD olduğunu da ortaya koyuyor.

Kendisi seçim yatırımı yapacağım derken bizim pozisyonumuzun da ne kadar haklı olduğunu teyit eden ifadeler kullanmış."

BAŞKAN ADAYI OLACAK, O YÜZDEN KİTAP YAZDI

İbrahim Kalın, ABD'de siyasete girecek kişilerin bu işe kitap yazarak başladığına dikkat çekerek, Mike Pompeo'nun anı kitabı yayınlamasındaki amacını şöyle açıkladı: "Pompeo kendine göre çarpıtıyor mevzuyu. Tabi şimdi bunları neden anlatıyor? Aday olacak, ABD siyasetinde bu çok yaygın moda bir şeydir. Aday olanlar önce bir kitap yayınlarlar."

YALAN SÖYLERİZ, ÇALARIZ, HİLE YAPARIZ

Mike Pompeo, Amerikan devletinin çalışma tarzına ilişkin önemli itiraflarda bulunmuştu. Katıldığı bir panelde söyledikleriyle uzun süre gündemde kalan Pompeo, gençliğinde Amerikan Kara Harp Okulu 'West Point'te öğrenim gördüğünü hatırlatarak orada öğrencilere ilk söylenen kuralların şunlar olduğunu dile getirdi: 

"Yalan söylemeyeceksin, aldatmayacaksın, çalmayacaksın ve çalanlara da müsamaha göstermeyeceksin..."

Okulu bitirdikten sonraki kariyerinde bu kuralların tam tersi yönde hareket ettiklerini anlatan Pompeo şöyle demişti:

"CIA direktörüydüm. Yalan söyledik. Hile yaptık. Çaldık. Buna ilişkin oldukça da donanımlıydık. Tüm bunlar size Amerikan deneyinin ihtişamını hatırlatıyor."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!