banner2

“Hakan Fidan, Türkiye karşıtı politika izleyen ülkeleri endişelendiriyor”

Dışişleri Bakanlığı görevini Mevlüt Çavuşoğlu'ndan devralan eski MİT Başkanı Hakan Fidan, 'milli dış politika' vizyonu ile görevini sürdüreceğini açıklamıştı. Rusya ve ABD ile eşit mesafede durarak bağımsız ilişkiler yürüten Türkiye'nin Fidan döneminde nasıl bir politika izleyeceğini TRHaber olarak uzmanlara sorduk. Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe, “Hakan Fidan'ın istihbarat geleneğinden gelmesi Türkiye karşıtı politika izleyen ülkeleri endişelenmektedir” yorumunda bulundu.

Gündem 08.06.2023, 20:23 08.06.2023, 21:24
Abone ol
“Hakan Fidan, Türkiye karşıtı politika izleyen ülkeleri endişelendiriyor”

Taner Timur / Özel Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Mayıs seçimini zafer ile tamamlamasının ardından Türkiye Yüzyılı kabinesi açıklandı.

Kabinede dikkat çeken isimlerden biri de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı görevinden Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan oldu.

Görevine ‘Milli dış politika’ vurgusu yaparak başlayan Fidan, bağımsız bir politika yürütecek olan Türkiye’nin uluslararası arenada temsilcisi olacak.

TİKA'dan, MİT'e ve şimdi de Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan döneminde dış politikada nasıl adımlar atılacağı merakla bekleniyor.

Dış basının da kabinenin açıklamasından bu yana gündemine aldığı “Fidan dönemi nasıl olacak?” sorusunu okurlarımız için gazeteci Hakkı Öcal ve Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe’ye sorduk.

“TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKADA ÖNCELİĞİ 3 MESELE”

Gazeteci Hakkı Öcal, dış politikanın esasen iç siyasetin dışarıya yansıtılması olduğunu ve Fidan’ın bunu yapıp yapamayacağından kuşku duyulmaması gerektiğini söyledi.

Hakkı Öcal, “Türkiye’nin önündeki en acil dış politika meseleleri (1) Suriye ile devlet başkanları zirvesi, (2) Ukrayna’da barışın yeniden tesisi ve (3) Mavi Vatan kavramı altında gerçekleştirilen kazanımların sürdürülmesi ve off-shore petrol ve gaz aramalarının devamıdır.” dedi.

“FİDAN’IN HAZIRLIK İÇİN ZAMAN KAYBETMESİNE İHTİYACI YOK”

Fidan’ın, bu üç alanda da Erdoğan’ın diplomasi ve güvenlik ekibinin çalışmaları için altyapıyı oluşturmuş olan kurumun başından (MİT) geldiğini belirten Öcal, “Dolayısıyla Dışişleri, Savunma ve Enerji bakanlıklarının gündemine vakıf ve hazırlıklı kişidir. Normal olarak bakanların daime bir hazırlık dönemi vardır. Fidan’ın böyle bir hazırlık için zaman kaybetmesine de ihtiyaç yoktur. Birinci günden itibaren, Dışişleri Bakanlığı, Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun bıraktığı saniyedeki konumundan, aynen devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin Türk Devletleri Topluluğu’na tam üyelik sürecini hatırlatan Öcal, bu konunun acilen sürdürülmesi ve sona bağlanması gerektiğinin altını çizerek, Hakan Fidan döneminde ilk işlerden birinin de bu meseleyi çözmek olacağını ifade etti.

“KALICI BARIŞ İÇİN TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ GEREKİYOR”

Hakkı Öcal, şu ifadelere yer verdi:

Azerbaycan konusunda, Ermenistan ile kalıcı barış anlaşmasına varması için Türkiye’nin desteği gerekiyor. Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan’ın Cumhurbaşkanı Göreve Başlama törenine katılması eminim, bu desteğin sağlanması için gereken ortamı oluşturacak bir iyi niyetin var olduğunu gösteriyor.

LİBYA’NIN BEKLENTİSİ YÜKSEK

Libya’nın kalıcı şekilde ikiye bölünmesi için bazı AB üyelerinin açıkça, ABD’nin de sinsice sürdürdüğü çabalarından söz eden Öcal, bu çabaların Erdoğan’ın zaferi ile sona ermese bile hızını azaltacağını söylüyor.

Öcal, Libya Başkanı Abdülhamid Dibeybe’nin Hakan Fidan’a sarıldığı fotoğraf ile ilgili, Libya’ın beklentisinin yüksek olduğu değerlendirmesini yaptı.

“FİDAN ARTIK BU OYUNA SON VERECEKTİR”

Öcal, sözlerini şöyle sürdürdü:

Suriye meselesinde şu anda atılacak adım, Rojava denen ABD yapımı özerk bölge tiyatrosuna son verilerek Suriye’nin yeniden toprak bütünlüğünün garanti edileceği, ülkesini terk etmiş Suriyelilerin yurtlarına dönmelerinin sağlanacağı ve PKK-YPG terör örgütünün Suriye dışına çıkartılacağı, devlet başkanları zirvesinin yaplmasıdır.

Bunun için önce savunma bakanları, sonra dışişleri bakanları zirveleri yapıldı. Hatta İran’ın da burnunu sokması sonucu bu toplantılar iki kere tekrar edildi.

Bu toplantıların mimarı MİT başkanı sıfatıyla Hakan Fidan idi. Şimdi Sayın Fidan dışişleri bakanı olarak Erdoğan-Esed görüşmesini hazırlayacaktır.

Bu zirvenin en kısa zamanda yapılması, ne kadar önemli olduğu seçim sırasında anlaşılan Suriyeli sığınmacıların geri dönmesini hızlandırması açısından da çok önemlidir.

Esed, belki Millet İttifakı kazanır ve Kemal Kılıçdaroğlu, kampanya sırasında vaat ettiği gibi Kuzey Suriye’deki TSK varlığına kayıtsız-şartsız son verir ümidiyle liderler zirvesi için ayağını sürükledi durdu. Ama Fidan artık bu oyuna bir son verecektir.

“BAĞIMSIZLIK DEMEKTEN ÇEKİNMEDİ”

Fidan’ın devir teslim töreninde yaptığı açıklamada vurguladığı hususun “tam bağımsızlık” olduğuna dikkat çeken Hakkı Öcal, “Fidan, daha önce ABD’de çeşitli düşünce kuruluşlarında, YÖK’te ve başka vesilelerle konuşmalarında “bağımsızlık” terimini kullanmaktan hiç kaçınmadı.” İfadelerine de yer verdi.

Öcal, Erdoğan’ın diplomasi ve güvenlik ekibinin üyesi olarak, tam bağımsızlığın, ancak enerji, savunma, maliye gibi önemli bileşenlerin hepsinde birden sağlanabileceği anlayışın Fidan tarafından da paylaşıldığının biliyor olması gerektiğine değindi.

“YEPYENİ BİR DIŞ POLİTİKA ÇİZGİSİ OLMAYACAK”

Son olarak Öcal’ “Bu zihniyetteki bir dışişleri bakanı, Cumhurbaşkanına, bu anlayışı kuvvetlendiren, gerçekleşmesi için imkanlar hazırlayan çalışmalar yapacaktır. Dolayısıyla Sayın Fidan’ın yepyeni bir dış politika çizgisi olmayacak; Sn. Çavuşoğlu’nun yaptığı her şeyi yeni bir gayret ve şevkli yapıyor olacaktır.” diyerek sözlerine son verdi.

Ali Fuat Gökçe ise, Hakan Fidan’ın, Türkiye'nin dış politikasının oluşturulduğu dönemde MİT müsteşarı olduğunu hatırlatarak, dış politika sürecinin ihtiyacı olan verileri toplayan önemli bir isim olduğunu söyledi.

Gökçe, Fidan’ın 28 Mayıs seçimi öncesi uygulanan dış politikaya vakıf olduğunu, proaktif bir politika izleyeceğinin muhakkak olacağını belirtti.

“BİRÇOK ÜLKE ÜZERİNDE ETKİSİ VAR”

Çözülmesi gereken önemli hususların F-16 krizi ve İsveç’in NATO’ya üyeliği süreci olduğunu söyleyen Gökçe, Fidan’ın, Türk Cumhuriyetleri, Afrika ülkeleri üzerinde oldukça etkisinin bulunduğunu ifade ediyor.

TÜRKİYE KARŞITI ÜLKELER ENDİŞELENİYOR

Ali Fuat Gökçe, “Hakan Fidan'ın istihbarat geleneğinden gelmesi Türkiye karşıtı politika izleyen ülkeleri endişelenmektedir. MİT müsteşarı olması ve uzun yıllar görev yapması diplomasinin ve diplomatik yönünün yanı sıra Şahin özelliğini ön plana çıkarabilir.” dedi.

“FİDAN, KÜRESEL GÜÇ OLMA YOLUNDA TAVİZSİZ POLİTİKALAR GELİŞTİRECEK”

Gökçe, sözlerini şu ifadelerle bitirdi:

Türkiye'nin bugüne kadar izlediği Milli menfaate dayalı dış politikası bölgesel güç olmasını sağlamış, Savunma Sanayii ile birlikte küresel güç olma yoluna doğru gitmektedir. Dolayısıyla mevcut politikada katkısı olan Fidan'ın ‘Milli politika’ vurgusu önemlidir. Milli politika emperyalist ülkelerin penceresinden bakmayan, tamamen ülkenin menfaatini gerektiren bir politika olması sebebiyle, emperyalist ülkelerin politikaları ile çakışmaktadır. Dolayısıyla bunun sürdürülmesi elzemdir. Aksi takdirde bugüne kadar elde edilen kazanımların kaybedilmesiyle karşı karşıya kalınır. Fidan bunun bilincinde olarak Milli menfaatler doğrultusunda küresel güç olma yolunda tavizsiz politikalar geliştirecektir. Dengeli, bekanın devamı ve Ankara merkezli politikalara devam niteliğindedir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!