banner2

Hain yaver Levent Türkkan'ın itirafları: Paşaları yıllarca dinledik

15 Temmuz gecesi Hulusi Akar'ın başına silah dayayan yaver Levent Türkkan, itiraflarında sinsi örgütün çalışma yöntemlerini tüm detaylarıyla anlatmıştı.

Gündem 14.07.2021, 01:37 14.07.2021, 19:44
Abone ol
Hain yaver Levent Türkkan'ın itirafları: Paşaları yıllarca dinledik

FETÖ’cü hainlerin darbe girişiminin üzerinden 5 yıl geçti. Yürütülen soruşturmalar kapsamında düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan örgüt üyesi pek çok isim itirafçı oldu. Akıllara durgunluk veren itiraflar, Türkiye’nin ne büyük bir tehlike atlattığını gözler önüne serdi. Küresel müesses nizama bağlı kuklaların cümlelerini, tıpkı 15 Temmuz ihaneti gibi hiç unutmamamız gerekiyor. 

Genelkurmay’da önce Necdet Özel’in, ardından Hulusi Akar’ın yaverliğini yapan Yarbay Levent Türkkan’ın anlattıkları, bu toprakların gördüğü en büyük casusluk örgütünün çalışma yöntemlerini gözler önüne serdi. Akar'ın yaveri Türkkan, kalkışma gecesi komutanını rehin alan paralel haşhaşilerden biriydi...

YARBAY LEVENT TÜRKKAN'IN İTİRAFLARI

“Ben paralel yapı üyesiyim. Fetullah Gülen'e yıllarca gönüllü olarak hizmet ettim, bugüne kadar cemaatteki abilerime itaat ettim, onların verdiği emirlere bugüne kadar harfiyen riayet ettim. Cemaatte irtibat halinde olduğum kişiler Murat, Selahattin ve Adil kod adlı şahıslardı. Bu abilerle Murat'ın evinde ayda bir ya da iki ayda bir rutin görüşüyordum. Gülen cemaatiyle ilk defa ortaokul döneminde tanıştım. 5 yaşından beri subay olmayı hayal ediyordum. Bu idealim cemaatin ekmeğine tuz biber oldu. 1989 yılında Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Sınavı kendi bilgilerimle kazanacağımdan emindim, cemaatteki abilerim de emindi. Fakat yine de bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Soruları Serdar abi getirmişti. Elinde bilgisayar çıktısı şeklinde sorular vardı. Şıkların üzerine cevaplar işaretlenmişti. Zaten bildiğim şeylerdi. Okudum, ezberledim. Bursa merkezde bir cemaat evinde bana bu soruları verdiler. Işıklar Askeri Lisesi'ndeyken benimle Serdar ve Musa abiler ilgilendi. Ayda bir kez görüşüyorduk. Gülen'in kitaplarını okuyorduk. Abilerim bana deşifre olmamak için askeri lisede tuvalette abdest almayı ve ima ile namaz kılmayı öğretmişlerdi. İma ile namazı istediğimiz yerde kılıyorduk. Namazı zihnen düşünüp dualarını içimden okuyordum. Gülen'in de ilahi bir kimliğinin bulunduğuna inanıyordum.”

SUBAYLARIN YÜZDE 70’İ BİZDEN!

“Emir subaylarından Mehmet Akkurt’la birlikte Genelkurmay 2. Başkanlarının odasına dinleme cihazı yerleştiriyorduk. Ben, Genelkurmay Başkanı değiştiğinde, Hulusi Akar'ın emir subayı olduğumda ses kaydı işini bıraktım. Murat abi bana emir subayı olduktan sonra 'Dinleme cihazını sen bırakmayacaksın' dedi. Birkaç ay sonra öğrendim ki aynı işi Serhat ve soyadını bilmediğim Şener isimli başçavuşlara yaptırmışlar. Serhat ve Şener başçavuşların ikisi de Hulusi Akar paşanın emir astsubaylarıydı. Benim şahsi kanaatim 1990'lı yıllardan bu yana sınavla okullardan gelen ve orduya alınan subayların yüzde 60-70'i cemaatçidir. Genelde cemaatçi subaylar kurmay subaylardır." 

O CİHAZA ‘RADYO’ DERDİK

“Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i dinleme cihazıyla sürekli dinliyordum. İki boğum parmak ucu kadar radyo diye tabir edilen dinleme cihazını her gün paşanın odasına herhangi bir yere koyup akşam da çıkarken alıyordum. Kendi hafızası vardı. 10-15 saat ses kaydı alabilecek kapasitesi vardı. Paşanın sesini her gün kaydettim. İki, üç cihaz vardı. Haftada bir dolan cihazı cemaat abime götürüp veriyordum. Boş olanları alıyordum. Ben hiçbir zaman kaydettiğim sesleri dinlemedim. Nitekim benim o cihazları bağlayıp dinleyeceğim teçhizatım da yoktu. Arada sırada Genelkurmay Başkanı'nın odasında dinleme cihazı araması yapılıyordu. Doğal olarak ben bu aramanın ne zaman yapılacağını bildiğim için cihazı koymuyordum. Dinleme cihazıyla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşamadım. Bana verilen görevi harfiyen yaptım."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!