banner2

Fahrettin Altun'dan dezenformasyon açıklaması: Tezviratla da mücadele ettik

"Sesinizi Duyuyoruz: Afet ve Kriz Dönemlerinde Habercilik Paneli"nde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ''Deprem bölgesinde canla başla yürütülen arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarının yanında, tezviratlarla da mücadele etmek durumunda kaldık" dedi.

Gündem 21.03.2023, 16:01 21.03.2023, 16:48
Abone ol
Fahrettin Altun'dan dezenformasyon açıklaması: Tezviratla da mücadele ettik

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen, "Sesinizi Duyuyoruz: Afet ve Kriz Dönemlerinde Habercilik Paneli"ne katılarak konuşma yaptı.

Panelde konuşan Fahrettin Altun, 6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, "Milletimizin başı sağ olsun, ülkemize geçmiş olsun." ifadesini kullandı.

Devletin, bu afetler karşısında da ilk andan itibaren bütün imkanlarını seferber ettiğini belirten FahrettinAltun, şunları aktardı;

"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün kurumlarımız, arama kurtarmadan insani yardıma, deprem bölgesinde varlık gösterdi. Milletimiz de asrın felaketi karşısında kelimenin tam anlamıyla asrın dayanışmasını gösterdi ve miletimiz-devletimiz deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yardımına koştu. Devlet millet el ele vererek yaraları sarmak için verdiğimiz örnek mücadele aralıksız devam ediyor." 

KONUTLAR BİR YIL İÇİNDE TAMAMLANACAK

Fahrettin Altun, deprem bölgesindeki vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak, yıkılan ve hasarlı evler başta olmak üzere maddi kayıpları da telafi etmek için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayarak, temelleri atılmaya başlanan konutların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği üzere bir yıl içerisinde tamamlanacağı bilgisini paylaşırken ''Deprem bölgesindeki il ve ilçelerin sağlam ve dayanıklı evlerin yanı sıra, altyapı ve üstyapısıyla yepyeni bir çehreye kavuşacak.'' dedi.

''TEZVİRATLARLA MÜCADELE ETMEK DURUMUNDA KALDIK'' 

Herhangi bir afet halinde, acil müdahale ve etkin yardım organizasyonu kadar, kamuoyunu hızlı, doğru ve şeffaf bir şekilde bilgilendirmenin de hayati derecede önemli olduğunun altını çizen Altun, sözlerini şu şekilde devam ettirdi;

"Bu süreçte aynı zamanda dezenformasyonla, sistematik yalan haberle mücadele etmek de bir gerekliliktir. Yaşadığımız son depremlerde bunu açık ve net bir şekilde görmüş olduk. Ne yazık ki deprem gibi acı bir olay üzerine oluşan hassasiyetlerin suistimal edilebildiğini görmüş olduk. Bu suistimal üzerinden dezenformasyon ve kara propaganda girişimlerine şahitlik ettik. Teyit edilmeden yapılan paylaşımların, arama kurtarma faaliyetlerinin sekteye uğratması, insan hayatına mal olması gibi durumlarla dahi karşılaştık. Bölgede canla başla yürütülen arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarının yanında, tezviratlarla da mücadele etmek durumunda kaldık."

Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak gerçek bilginin paylaşılması, dezenformasyonla mücadele edilmesi, doğru bilgi ve veri akışını temin etmek için ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde çalıştıklarını dile getirdi. Afet ortamında oluşan bilgi kirliliğine ve kasıtlı dezenformasyon girişimlerine karşı kamuoyunun güvenilir bilgilere ulaşmasını sağladıklarını anlatan Fahrettin Altun, şunları kaydetti;

"Kamuoyunu bilgilendirme görevini ifa eden yüzlerce basın mensubumuzun deprem bölgesine intikallerini koordine ettik. Basın mensuplarının bölgedeki çalışmalarını kolaylaştırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun çaba gösterdik. Türkiye'de mukim 400 uluslararası basın mensubunun yanında bölgeye gelen 1400 uluslararası basın mensubunun mesleki faaliyetlerini daha sağlıklı şekilde yürütebilmesine de katkı sunmaya çalıştık. Ulusal ve uluslararası basın mensupları için emniyetli çalışma alanları ve mobil merkezler oluşturduk. Ben bu vesileyle deprem bölgesinde gece gündüz fedakarca görev yapan tüm basın mensuplarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Aralarında depremde aile üyelerini kaybetmesine rağmen görevine devam edenler bile vardı. Onlardan bazıları bugün aramızdalar. Bu vesileyle kendilerine bir kez daha taziyelerimi iletiyor, teşekkür ediyorum."

Fahrettin Altun, 6 Şubat'ta meydana gelen depremin ilk saatlerinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nde (CİMER) "Deprem Acil" başlığını kullanıma açtıklarını hatırlattı. Bu iletişim kanalının çok yoğun şekilde kullanıldığını belirten Altun, bir çok depremzedenin sorunlarının bu iletişim kanalı üzerinden çözüldüğünü kaydetti.

''MEDYA 'ÇÖZÜM ORTAĞI' SORUMLULUĞUYLA HAREKET ETMELİ''

"Dezenformasyon Bildirim Servisi" uygulamasını da faaliyete geçirdiklerini vurgulayan Altun, "Afet sürecinde yanıltıcı bilgilerle etkin mücadele kapsamında, 'Deprem' başlığıyla günlük Dezenformasyon Bülteni yayımladık. Ayrıca yurtdışı teşkilatımız ve ilgili birimlerimizle uluslararası basın kuruluşlarıyla koordinasyon ve bilgilendirme işleyişi tesis ettik. Deprem gündemine ilişkin çalışmalarımıza hassasiyetle devam ediyoruz." diye konuştu.

Haberciliğin afet ve kriz dönemlerinde ayrı bir hassasiyet gerektirdiğinin altını çizen Altun, şöyle devam etti:

"Medya bu tür durumlarda 'çözüm ortağı' sorumluluğuyla hareket etmelidir. Öncelikle teyit edilmemiş bilgilerin afet ve kriz ortamını zehirleyen bir etkisi olduğunu akılda tutmalıyız. Çünkü kasıtlı ya da bilinçsiz şekilde yayılan yanlış bir bilgi, insan hayatına mal olabilmektedir. Aynı şekilde doğru bir bilgi de hayat kurtarabilmektedir. Vahim sonuçlara neden olmamak adına doğrulanmamış hiçbir bilgi kesinlikle paylaşılmamalıdır."

Afet bölgelerinde haber yaparken, arama kurtarma faaliyetlerinin aksamasına neden olabilecek girişimlere de şahitlik edildiğini hatırlatan Altun, "Unutulmamalıdır ki hiçbir haber insan hayatından daha değerli değildir. Zaten kendisi olağanüstü olan olay hakkında; panik, tedirginlik, infial ve korku uyandıracak tarzda bir haber sunumu yapılmamalıdır." dedi.

Bölgede görüntüsü çekilen, mikrofon uzatılan insanların deprem, yangın, sel gibi afetler nedeniyle travma yaşadıklarının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Altun, afet haberciliğinin uzmanlık alanı olarak tanımlanması, medya kurumlarını da bu alanın altyapısının güçlendirilmesi noktasında işbirliği yapmaya davet etti.

''ROL ALACAK AKTÖRLER DONANIMLI OLMALI''

Kriz iletişimi süreçlerinde rol alacak aktörlerin daha donanımlı olmasını gerektirdiğine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı: "Medya kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, üniversitelerin ve kamu kurumlarının kriz iletişimi yönetimi kapasitelerini geliştirmeleri ve bu süreçte sağlıklı işbirlikleri tesis etmeleri son derece hayatidir. Özellikle medya alanında gerek mesleki çalışmalarını yürüten gerekse de mesleğe aday olanların kriz iletişimi yönetim kapasitelerinin artırılması ve bu doğrultuda desteklenmeleri bugünkü etkinliğimizin esasını oluşturuyor."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!