Eski mahremler anlatıyor: Adil Öksüz'ün Pensilvanya'daki kod adı Namık'tı! Gülen'in külodunu bana Cevdet Türkyolu verdi

Fetullahçı Terör Örgütü'nde bir dönem kritik pozisyonlarda görev almış 'mahrem imamlar' geçmişte şahit oldukları olaylara ilişkin önemli ifşaatlarda bulunuyor. Yurtdışında bulunan Salim Zeybek, Özgür Kaya ve Erkan Irmak'ın anlatımları, FETÖ'nün akıllara durgunluk veren çalışma biçimini gözler önüne serdi.

Gündem 23.07.2022, 23:45 24.07.2022, 00:18
Abone ol
Eski mahremler anlatıyor: Adil Öksüz'ün Pensilvanya'daki kod adı Namık'tı! Gülen'in külodunu bana Cevdet Türkyolu verdi

FETÖ'nün eski mahrem imamları, ihanet yapılanmasından ayrıldıktan sonra örgütte yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşmak için bir Youtube kanalı kurdu.

15 Temmuz darbe girişimini Akıncı Üssü'nden yöneten Adil Öksüz'ün 'MİT ajanı' olduğu iddiasıyla sahte belge hazırlayan eski 'mahrem imam' Salim Zeybek itirafçı örgüt üyeleri arasında bulunuyor. 

'Hizmet Hezimet' adlı kanalda diğer eski mahrem imamlar Özgür Kaya ve Erkan Irmak'la görüntülü sohbet gerçekleştiren Salim Zeybek'in yayınında FETÖ'ye ilişkin şok edici yeni bilgi ve tanıklıklar ortaya döküldü. 

Örgüt tabanında hâlâ 15 Temmuz'a inanmayan yahut "Ben mahrem hizmet yapmaya devam ediyorum" diyen insanların bulunduğunu söyleyen Salim Zeybek, bu kişileri 'uyanmaya' çağırdı. 

15 TEMMUZ GÜNÜ GELEN TELEFONLAR

15 Temmuz'un FETÖ mahrem sorumlularından Bülent Bişer şu an yurtdışında.

Eski mahrem sorumlu Özgür Kaya, 15 Temmuz günü kendisini önce FETÖ'cü Kara Kuvvetleri personeliyle ilgilenen mahremlerden Sadık kod adlı Cemal Karaata'nın aradığını, "Birazdan Bülent Bişer seni arayıp önemli bir şey söyleyecek" dediğini, 5 dakika sonra Ahmet kod adlı Bişer'den telefon geldiğini ve Bişer'in kendisine mahrem birim sorumlusu en yüksek devlet görevlisinin 'indirilmesi' talimatı verdiğini kaydetti. 

Daha önceki bir yayında 'en yüksek devlet görevlisi' ifadesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olarak anlaşıldığını fakat kastedilen şeyin mahrem yapı içerisinde en yüksek yetkili olduğunu dile getiren Kaya, Bişer'in daha sonra bu talimatı hiç vermemiş gibi hareket ettiğini dile getirdi. 

GAYBUBET EVLERİ HANGİ TARİHTE BAŞLADI?

Eski mahrem Erkan Irmak ise "Gaybubet evleri 15 Temmuz'dan önce yoktu" iddiasını savunanları şu ifadelerle yalanladı: 

"Biz duyduğumuz değil, yaşadıklarımızı anlatıyoruz. Gaybubet işi Şubat 2016'da başladı. O tarihte Bülent Bişer isimli şahıs bizim gaybubete geçmemizi emretti. Bize bunu söylerken kendisi ailesiyle birlikte yurtdışına gitmişti. Bunu sonradan öğrendik."

Irmak'ı doğrulayan Salim Zeybek ise FETÖ'de 'gaybubet evi' ifadesinin ilk konuşulduğu dönemi 2014 yılı olarak hatırladığını ifade etti. 

ARTIK DEŞİFRE OLDUNUZ, İKİ SEÇENEĞİNİZ VAR

Özgür Kaya ise Türkiye mahrem sorumluluğunun Cengiz Özkan'dan Bülent Bişer'e devredilmesi sırasında, Ekim 2015 tarihinde gaybubet konusunu kendisinin ilk kez duyduğunu belirterek FETÖ yöneticilerinin şunu söylediğini anlattı: 

"Siz artık deşifre oldunuz. Önünüzde iki seçenek var; ya yurtdışına çıkacaksınız ya da gaybubet evine geçeceksiniz, dediler. Şubat ayından itibaren de biz gaybubete geçtik. 15 Temmuz akşamı pek çok kişi gibi ben de gaybubetteydim."

PENSİLVANYA'DA 23 NİSAN ÇOCUĞU GİBİYDİK

Erkan Irmak, Sadık kod adlı Cemal Karaata'yı ve ailesini 15 Temmuz sonrası birkaç gün evinde misafir ettiğini anlatarak, Karaata'nın daha sonra İzmir sahilinden lüks bir tekneyle adalara, oradan da Avrupa'ya firar ettiğini dile getirdi. 

FETÖ'nün mahrem imam Türkiye sorumlularından Cemal Karaata

Kanada'da yaşayan FETÖ'cü Cemal Karaata, Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un öldürülmesi emrini tetikçiye veren kişi olarak biliniyor.

Irmak, Pensilvanya'ya gidecek örgüt üyelerinin 15 Temmuz öncesi uyması gereken ilginç kuralları da anlattı. Kendilerinden mümkünse Türk Hava Yolları'nı kullanmaktan kaçınmaları, biletleri kredi kartıyla değil, bilet ofislerinden almaları, grup halinde gidilecekse her bir kişinin ayrı ayrı yerlerden bilet alıp uçakta farklı yerlere oturmaları, ABD'ye doğrudan değil aktarmalı seferlerle gitmeyi tercih etmeleri ve ABD'ye inişte New York'ta bir gün otelde kalmalarının istendiğini belirten Irmak, şöyle konuştu: 

"Sonraki gün buluşulup herhangi bir iz bırakmadan kampa gidileceği bildiriliyordu. Öyle elini kolunu sallayarak da gidemezsin. Randevuyla oluyor. O dönem kamp için (Pensilvanya'daki FETÖ malikanesi) Mehmet Yaşa isimli kişiden randevu alınıyordu. Randevuyu biz almıyorduk, başımızdaki imamlar alıyordu. (Gülen'e) Soracağımız sorular belli, alacağımız cevaplar belli. Bir sürprize yer bırakılmıyordu. 23 Nisan çocuğu gibi oraya gidip mizanseni yaşıyorduk."

ADİL ÖKSÜZ'ÜN KAMPTAKİ KOD ADI

Eski mahrem imam Özgür Kaya, Pensilvanya seyahatlerinden birinde sonradan 15 Temmuz'da sahneye çıkacak Adil Öksüz'e ilişkin anısını anlattı. 'Kamp' olarak tabir edilen FETÖ yerleşkesinde bir mollanın sürekli nöbetçi kaldığını, Fetullah Gülen'in özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini söyleyen Kaya, şu açıklamayı yaptı:

"O süreçte nöbetçi olan şahıs, ben o sırada Namık kod adıyla tanımıştım, daha sonra o şahsın Adil Öksüz olduğunu öğrendik. Bizim öğrencilerle ziyaretimizde Öksüz nöbetçiydi. 3 günün ardından jandarma ülke imamı olduğunu öğrendiğimiz 'Fatih' kod adlı şahıs nöbeti devraldı."

MAHREM OLDUM, KUMAŞ PANTOLONU ÇIKARDIM

Özgür Kaya: "Mahrem yapıya ilk geçtiğimde (2010 yılı) ben bıyıklarımı kestim. Parmağımdaki gümüş yüzüğü çıkardım. Üzerimdeki o düzgün gömleği ve kumaş pantolonu çıkarıp yerine daha soft, keten gibi, kot gibi, üzerine de dışarıdan bakıldığında güya cemaati andırmayacak, herhangi bir 'şakirt' görünümü vermeyecek kıyafetler giydim."

Erkan Irmak: "Benimkisi daha absürt olmuştu. Normalde biliyoruz ki mahrem birimde görev yapan, 'öğrenci' diye tabir ettiğimiz, normal devlet kurumu çalışanı şahıslarla izdivaç ettirilecek olan kızlarımızın malum başları açılıyor. Mahrem birime girmem için benimle ilk görüşüldüğünde o dönemki abi bana, 'eşinin de başını açmasını istiyoruz' dedi. Daha sonra görev yaptığım yere döndüğümde sivil abiye söyledim, 'eşim başını ne zaman kapattığını hatırlamıyor bile, hem imam hatip mezunu.. Böyle bir şeyi ona teklif edemem. Başını açma şartı illa varsa daha uygun birine (mahrem görev) teklif edilsin' dedim."

GÜLEN'İN YANINA GİDERKEN ESKİ ŞEKLE DÖNERDİK

Özgür Kaya: "Kampa (Pensilvanya) giderken orada mahrem olduğumuz anlaşılmasın diye eski görünümümüze döner, bıyık bırakırdık. Hatta orada abilerin giydiği cübbelerden giyerek, salaş pantolonlar vs... Yani kamptan biri gibi görünmek... Kendi insanımıza farklı tedbir anlayışı, absürt bir şeydi." 

Erkan Irmak: "Kampa gittiğimizde kullandığımız kod isimleri bile Fetullah Gülen biliyordu. Bu kodlardan biri 'başhekim' idi. Arza çıktığımızda (Fetullah Gülen'le görüşmeyi kast ediyor) 'Başhekimle ilgili bana söyleyecekleriniz var mı?' şeklinde bir soru sormuştu, şaşırmıştık."

Özgür Kaya: "En ufak terime kadar, şahıslara, öğrencilere (alt kademe mahremler) nasıl hitap edilmesi gerektiğini biliyordu. Buna rağmen sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş havası veriliyor olması ayrı bir algı operasyonunun parçasıdır."

CEVDET TÜRKYOLU KİMDİR?

TÜRKYOLU BANA GÜLEN'İN KÜLODUNU VERDİ

Erkan Irmak: "Bizzat ondan yumruk yemiş biri olarak söylüyorum. Cevdet Türkyolu, Fetullah'ın eli kolu, her şeyi... Gülen'in kiminle görüşüp kiminle görüşmeyeceğini bile o belirler. Tüm sunumlar onun yanında yapılır."

Özgür Kaya: "Hediye olarak Gülen'in gömleği, atleti, pijaması, iç pijaması, belki size denk geldi mi bilmiyorum ama ben onun iç çamaşırını bile hediye olarak aldım. Cevdet Türkyolu bana verdi. O zaman biraz şaşırmıştım tabii... Bir de 2014 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam. Bizim 'Yıldız' diye tabir edilen Emniyet İstihbarat'tan arkadaşlar bizimle kamptaydı. Bizim telefonlara ByLock uygulamasını kampta yüklemişlerdi."
 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!