Bir kripto hikayesi: Altunizade'de Gülen'in çaycısıydı...

1999'dan önce FETÖ elebaşının Altunizade'deki mekanında ona çay getirip götüren Hakan Çiçek, 'kurmay subaylar imamı' olarak yıllar sonra 15 Temmuz'da karşımıza çıktı.

Gündem 14.07.2021, 16:05 14.07.2021, 19:05
Abone ol
Bir kripto hikayesi: Altunizade'de Gülen'in çaycısıydı...

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen 1999 yılı mart ayında Türkiye'yi terk edene dek, örgütün merkezi İstanbul Altunizade'deki FEM Dershanesi binasıydı. Burada '5. Kat' olarak bilinen mekanda ikamet eden Gülen, binanın kantin işlerini Hakan Çiçek adında birine vermişti. Gülen'e çay getirip götüren Çiçek, yıllar sonra FETÖ'nün 'kurmay subaylar imamı' olarak 15 Temmuz darbe girişiminde karşımıza çıktı. 

Çiçek'in serüveni, her kılığa bürünebilen Fetullahçı örgütün karbon kağıdı gibi. Gülen, Pensilvanya'ya gittikten sonra Altunizade'deki çaycılık görevinden ayrılan Çiçek, örgüt üyesi subayların çocuklarına bedava kolej eğitimi vermek için harekete geçti. 

Bu amaçla Ankara'da 'Anafartalar' adında bir kolej kuruldu. Tepeden tırnağa 'Kemalist' sembollerle süslenen kolej, TSK içerisindeki FETÖ'cü subayların kendilerini gizlemede kullandığı araçlardan biri oldu. 

Çocuğunu herhangi bir FETÖ kolejine gönderdiği takdirde deşifre olacağından ürken subay, hakim, savcı ve polisler, örgütün kurduğu Kemalist görünümlü Anafartalar gibi kolejler sayesinde büyük bir dertten kurtuldu. 

Altunizade çaycısı Hakan Çiçek'e kurdurulan Anafartalar Koleji, 15 Temmuz darbe girişimine dek görevini yaptı. Kolej sahibi Çiçek, kendi örgütsel faaliyetlerini kamufle edebilmek için Balyoz ve Ergenekon davalarında yargılanmış kimi askerlerin çocuklarını bile bu okulda burslu okuttu.

Zaman içerisinde kurmay subaylar mahrem imamlığına dek yükselen Çiçek, katliamları yönetmek için 15 Temmuz akşamı diğer hainlerle birlikte Akıncı Üssü'ndeydi. 

Akıncı pistleri 16 Temmuz sabahı bombalanınca, bölgeden hava yoluyla kaçma imkanı kalmadığı için FETÖ'nün 'Jandarma İmamı' Nurettin Oruç'la birlikte tarlalarda koşmaya başladı. İki üst düzey FETÖ'cü bir süre sonra yakalandı. 

Emniyet sorgusunda tıpkı diğer FETÖ üyeleri gibi inkar yolunu seçen Hakan Çiçek, bölgeye Akıncı'ya 'belgesel çekimi için gittiğini' iddia eden Nurettin Oruç'la adeta yalan yarışına girdi. 

Darbeci Albay Ahmet Özçetin'in çocuğu Anafartalar'da okuduğu için Özçetin'in daveti üzerine 'sosyal etkinliğe katılmak' için Akıncı'ya geldiğini iddia eden Çiçek, 15 Temmuz'da askeri hareketlilik başlayınca tesislerden bir türlü çıkamadığını savundu. 

Yakalandığında çantasında bulunan 28 bin 920 dolar ile ne yaptığı sorulan Çiçek, 'paraları yolda bulduğu' yalanına sarıldı. Cep telefonunu fabrika ayarlarına döndürdüğü ortaya çıkan Hakan Çiçek, FETÖ'nün iletişim uygulaması ByLock'u kullandığını da inkar etti. 

Oysa elde edilen bilgilere göre Hakan Çiçek, darbe girişimi sırasında Pensilvanya'yı defalarca kez aramış, Fetullah Gülen'den 'namazı yarıda keserek kendisiyle acil konuşmasını' istemiş, FETÖ'nün Genelkurmay İmamı Adil Öksüz'le birlikte pek çok defa ABD'ye gitmişti. 

Bazı akrabaları halen Fetullah Gülen'in yanında korumalık yapıyordu. Üstelik pilot binbaşı kardeşi Gökhan Çiçek de FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle TSK'dan atılmıştı. 

Yargılandığı duruşmalarda 15 Temmuz şehitlerinin ailelerine hakaret eden ve kendisine yöneltilen hiçbir suçlamayı kabul etmeyen Çiçek, FETÖ üyelerinin bildik inkar taktiğine sarıldı.

Esasa ilişkin son savunmasını 24 Ağustos 2020'de yapan Çiçek, hakkında örgütün "Deniz Kuvvetleri imamı" olduğuna yönelik tanık beyanlarının olduğunun hatırlatılması üzerine, "3 subay bulmuşlar. Tanıklık yaptırmışlar. Ben imam değilim. Cemaatte değilim, kurmay imamı değilim, Deniz Kuvvetleri imamı değilim. Ben bunların hiçbiri değilim. İçinde olmadığım eylemler nedeniyle yargılanmaktayım. Hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.

Hakan Çiçek, 'FETÖ yöneticisi' sıfatıyla bütün eylemlerden sorumlu tutularak 79 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!