banner2

Bekle bizi Kabil

Türkiye, ABD'nin çekildiği Afganistan'da ipleri ele almaya hazırlanıyor. Erdoğan'ın Pakistan'la ortak kuvvet hamlesi, diğer ülkelere çarpıcı bir mesaj oldu.

Gündem 16.06.2021, 11:30 16.06.2021, 11:30
Abone ol
Bekle bizi Kabil
  • 7 EKİM 2001: ABD 11 Eylül saldırılarının ardından 'terör örgütü El-Kaide ile mücadele' gerekçesiyle Afganistan'ı işgal etti. 
  • 2001-2014: 13 yıl süren operasyonda ABD'ye NATO üyesi ya da NATO dışı 20'den fazla ülke destek verdi.
  • 2014: NATO ülkelerinin 2003 yılında oluşturduğu Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) lağvedildi. Bunun yerine 30 Eylül'de 'Kararlı Destek Misyonu' (RSM) kuruldu.
  • 2015: NATO liderliğinde oluşan RSM, 1 Ocak'ta faaliyetlerine başladı. 
  • 2021: ABD, askerlerini Afganistan'dan çekeceğini ve 11 Eylül 2021 tarihi itibariyle bu ülkede güç bulundurmayacağını açıkladı. 
  • ABD'nin çekilme kararının duyurulmasının ardından Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya ve Belçika, Washington'u takip edeceklerini ve Afganistan'dan çekileceklerini bildirdi. 

ABD, el-Kaide ve Taliban güçlerine karşı kesin bir zafer elde edemediği 20 yıllık işgal süresince ülkedeki istikrarsızlığı daha da artırırken, başkent Kabil'in ve özellikle de ülkenin dünyaya açılan kapısı olan Uluslararası Hamid Karzai Havalimanı'nın kontrolünü Türkiye'ye devretmek istiyor. 

Afganistan'la kadim bağlarından ötürü bu topraklarda halkın sevgiyle karşıladığı tek güç olan Türkiye, talep ettiği şartlar karşılandığı takdirde Kabil'de kalma niyetinde. 

Konu Brüksel'deki NATO Zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşmede gündeme geldi. Toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada Erdoğan, Ankara'nın pozisyonunu net olarak Washington tarafına ilettiklerini belirterek şu mesajı verdi: 

"Eğer Afganistan'dan çıkmamız istenmiyorsa, özellikle orada belli bir desteğin verilmesi isteniyorsa diplomatik, lojistik bunun yanında mali konularda Amerika'nın bize vereceği destek büyük önem arz ediyor. Tabii Taliban gerçeğini bir kenara koymak mümkün değil. Onlarla da birçok görüşmeleri, farklı atacağımız adımlarla sürdürebiliriz. Bir diğer konu yine Afganistan'da biz Pakistan'ı da Macaristan'ı da yanımıza alma düşüncemizi kendilerine söyledik. Bütün bunlarla birlikte istiyoruz ki Afganistan halkı herhangi bir sıkıntıyı yaşamadan Afganistan'daki bu desteği kendilerine verelim ve şu an itibarıyla bir mutabakat söz konusu. Bir sıkıntı burada söz konusu değil." 

Mehmetçik yıllardır Afgan güvenlik güçlerine askeri eğitim veriyor.

KAFKAS-ÇİN HATTINDA YENİ HAMLE

Erdoğan'ın Pakistan-Macaristan çıkışı, gözleri bir anda bölgede ne olacağına çevirdi. Başkent Kabil'de yıllardır mevcut Türk üssünde görevli 500 kadar Mehmetçiğin gelecek dönemde yeni taburlarla desteklenmesi ve asker sayısının katlanarak artması beklenirken, Ankara'nın Kabil'de güvenliği İslamabad'la birlikte sağlamak istemesi Kafkas-Çin kuşağında yeni bir hamle olarak görülüyor.

Afganistan'da şimdiye dek yalnızca 8 asker bulundurmuş Macaristan'ın varlığı bundan sonra da büyük bir ihtimalle sembolik olarak kalacak. Diğer yandan Mehmetçiğe yönelik en büyük risk unsuru, ülkenin çoğunu elinde tutan Taliban güçleri. 

Katar'ın başkenti Doha'daki sözcüsü aracılığıyla geçtiğimiz günlerde verdiği mesajda Taliban, Afganistan'dan Türk askerlerinin de çekilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Örgütün sözcülerinden Suheyl Şahin, "Türkiye son 20 yılda NATO güçlerinin bir parçasıydı, bu nedenle ABD'yle 29 Şubat 2020'de imzaladığımız anlaşma uyarınca çekilmeliler. Diğer taraftan Türkiye büyük bir İslam ülkesi. Afganistan'la tarihi bağları var. Gelecekte yeni bir İslami hükümet kurulduğunda onlarla yakın ve iyi ilişkiler içinde olmayı umuyoruz" demişti. 

TALİBAN'LA MÜZAKERE İŞİ ANKARA'NIN

Erdoğan'ın Brüksel'de verdiği mesajlara bakıldığında Taliban ile müzakere süreci bundan böyle doğrudan Ankara kanalıyla yürütülecek. NATO misyonunun tamamlanmasıyla birlikte Türk askerinin burada kalmaya devam etmesi için Ankara-Kabil arasında askeri eğitim ve işbirliği anlaşması imzalanması bekleniyor. Mehmetçiğin Afganistan'daki varlığını meşrû zemine oturtacak bu adımın ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Afgan güvenlik güçlerinin eğitimine ağırlık verecek. Taliban güçlerinin Kabil üzerindeki yoğun baskısı düşünüldüğünde Afgan kuvvetlerinin kendi ayakları üzerinde durabilecek yeteneğe kavuşabilmesi ülkede sivil yönetimin devamı adına hayati önemde görülüyor. 

Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarının bir kısmını Ermenistan'dan kurtardığı Karabağ Savaşı sürecinde Kafkaslar'daki gücünü net bir biçimde ortaya koymuş Türkiye, bu kez 'yalnız başına kalacağı' Afganistan'da istikrarı sağlamayı başarırsa, etkisini Hazar'ın çok daha ötesine, Çin sınırlarına ulaştırmış olacak. 

PAKİSTAN MASADA ŞİMDİ DAHA GÜÇLÜ

NATO'nun Kararlı Destek Misyonu çerçevesinde Afganistan'ın çeşitli bölgelerinde konuşlu 9 bin 500 askerin çok büyük kısmı eylül itibariyle ülkeden çekilmiş olacak. ABD, 2 bin 500 askerden oluşan gücünü bin kişiye indirecek. Kabil'de kalmaya devam edecek bin kişilik kuvvetin ABD Büyükelçiliğine yönelik koruma hizmeti ve ani gelişecek operasyonlar için kullanılacağı belirtiliyor. Çekileceğini bildiren Almanya'nın 1300, İtalya'nın 895, İngiltere'nin ise 750 askeri bulunuyor. 

Kabil Havalimanı, ülkenin en kritik noktası. Topyekûn bir savaş ya da iç karışıklık halinde diğer ülke ve örgütlerin Afganistan'ı güvenle terk edebilmelerine olanak sağlayacak yegane adres burası. Türk askeri, havalimanının kontrolünü ele alarak yalnızca Kabil'e değil diğer ülke misyonlarına da güvence sağlamış olacak. Çin'le geliştirdiği ilişkilerden dolayı ABD tarafından bir süredir dışlanmak istenen Pakistan, Kabil'in güvenliği münasebetiyle masaya daha güçlü biçimde dönecek. Oluşturulacak Türkiye-Pakistan ortak kuvvetinin Kabil'de 10 bin asker düzeyini aşması bekleniyor. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Pakistan ordusuyla zaman zaman ortak tatbikatlar icra ediyor. Bu tatbikatlardan birinde 15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir de (en öndeki) bulunuyordu. 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!