banner2

Bahçeli'den 'kimyasal silah' iftirasına tepki: TTB kapısına kilit vurun vatandaşlıktan çıkarın

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''TSK'ya kimyasal silah iftirası atan Türk Tabipleri Birliği Başkanı'nın Türk vatandaşlığından çıkarılması, vatansızlığa mahkum edilmesi akla en yatkın olanıdır. TSK'nın kimyasal silah kullandığını şerefsizce iddia ortaya atanlara inanacak durumuz yok. Türk Tabipler Birliği'nin kapısına kilit vurulmalıdır.'' ifadelerini kullandı.

Gündem 25.10.2022, 10:40 25.10.2022, 12:07
Abone ol

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi. Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde;

''SİYASİ DEVŞİRMELER SAVRULMAYA DEVAM EDECEK''

İlkelerimizden ödün vermedik, irademizden şaşmadık, irfanımızdan sapmadık. Birileri gibi ülkü ve ülke sevdamızı bahis konusu yapmadık, pazarlık malzemesi görecek kadar alçalmadık. Biz milletimizin uğruna varlığımızı adadık. Fildişi kulelerde milliyetçilik taslamadık. Milletimizle aynı hizada durduk, millet biziz dedik. Çıkarlarının gemiyle yön değiştirenlerle işimiz olmadı. Biz bastığımız yüze asla bakmayız. Terazisi çamurdan olanların dirhemi kumdandır. Nasıl ki bir topal pire bir gecede 7 yastık dolaşırsa siyasi devşirmeler de buradan oraya savrulup duracaklardır. 

''ADAYIMIZ BELLİ TARAFIMIZ NETTİR''

2023 yılıdna 1923 yılının ilkelerini kesintiye uğratmayacak. 2023 yılında 1923 yılının ruh ve mirasını yağmalatmayacağız. Emek veriyoruz sçaba gösteriyoruz. Yeter ki cumhur kazansın, yeter ki sayın Recep Tayyip Erdoğan bir daha cumhurbaşkanı olsun. Tarafımız belli, adayımız bellli tarafımız nettir. Asıl gelenin cumhur ittifakı, asıl gelmekte olanın Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu görmüyorlar. 3 kuruşa 5 köfte sırasına girenler boşuna nefes tüketmesinler bizim bölünecek vatanımız yoktur. Yarınlar bugünden çok daha güzel olacaktır. Algı operasyonları bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bu demokratik süreç, vatandaşlarımızla kucaklaşma gayretimiz artarak devam edecektir.

MUHALEFET PARTİLERİNE TEPKİ

Aşağı yukarı 1 buçuk yıldır zillet ittifakının cumhurbaşkanı adayı üzerinden papatya falları açılıyor. Aday o mu olacak bu mu olacak tartışmaları yapılıyor. Ismarla anketler yapılıyor, isimler parlatılıyor. Doğmayan oğul, bitmeyecek tarlaya nasıl buğday ekiyorsa, zillet partileri de susuz çölde kürek çekiyorlar. Madenli tepede ot bitirmeye çalışıyorlar. Yabancı ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı şikayet sırasına giriyorlar. 3-5 sözde sözde uzman yorumcu bağıra çağıra zillet ittifakı cumhurbaşkanı adayı üzerinde toto oynuyor. Öyle isimler ortaya atılıyor ki bunun tertip olduğu çok belli.

''CUMHURBAŞKANLIĞI STAJ YAPMA YERİ DEĞİL''

Halbuki cumhur ittifakının adayı nettir. Ankara'yı yavaşlatması yetmiyormuş gibi, Türkiye'nin hızını da yavaşlatmak için pusuya yatablar için umut olarak takdimi hangi akla hizmettir. İstanbul'u perişan eden aciz şahsın devamlı ön plana çıkarılması kimin telkinidir. Kadından imam olmaz, ben başbakan olacağım diyen malum siyasetçinin yeniden kulisleri kaynatması 6'lı masada fesat çıkarmak için okunmayacak mıdır? Bunların hangisi Recep Tayyip Erdoğan'la bir tutulabilir? Bunlardan hangisi cumhurbaşkanlığına layık olabilirler. Cumhurbaşkanlığı deneme tahtası değildir.

''CESARETİN VARSA ADAYLIĞINI AÇIKLA''

Kılıçdaroğlu açık açık 'adayım' diyemiyor. Kılıçdaroğlu bir televizyon kanalına çıkarak "Bir bakalım, bir de şu Kılıçdaroğlu'nu deneyelim, o nasıl bir adam görelim bir' denmesi lazım" demiş. Kılıçdaroğlu hayal kırıklığına mahkum olacak. Cumhurbaşkanlığı staj yapma yeri değildir. Cumhurbaşkanlığı Cumhurun irade külliyesidir. Cumhurbaşkanını seçen millettir, bu milletin adı da Türk milletidir. Sayın Kılıçdaroğlu boş hayallerinin peşinde koşmaktan geri durma. Türkiye'nin karşısında dikilen bir şahsa adam denir mi? Kılıçdaroğlu cesaretin varsa milletimizin huzuruna çık adaylığını ilan et açıkla da Türk milleti seni tartıya alsın bakalım kilon kaçmış çapın nasılmış? Kılıçdaroğlu, 'Başörtüsünü ben çözdüm' demiş neden kanuni düzenlemeye ihtiyaç duydun? Yabancı ülkelerde Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı'nı yüzleri kızarmadan, vicdanları sızlamadan şikayet sırasına giriyorlar. Eğer muhalefet samimiyse başörtüsü için Anayasanın 24 ve 41. maddelerini hep birlikte değiştirelim.

TÜRK ORDUSUNA 'KİMYASAL SİLAH' İFTİRASI: TTB KAPISINA KİLİT VURUN

23 Ekim 2022 tarihinde Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen PKK FETÖ ve Türk düşmanları yine sahneye çıkmıştır. TSK'ya kimyasal silah iftirası atan Türk Tabipleri Birliği Başkanı'nın Türk vatandaşlığından çıkarılması, vatansızlığa mahkum edilmesi akla en yatkın olanıdır. Türkiye'den bir Irak ve Suriye çıkarmak isteyenler sömürge piyonlarıdır. Herkesi uyarıyorum; Kimyasal silah iftiraları ile Türk askerine düşmanlık, düşmana askerliktir. TSK'nın kimyasal silah kullandığını şerefsizce iddia ortaya atanlara inanacak durumuz yok. Türk Tabipler Birliği'nin kapısına kilit vurulmalıdır. TTB Başkanı'nın Türk vatandaşlığından çıkarılmalıdır. TTB'nin tıpla sağlıkla uzaktan yakından ilgisi kalmamıştır. 178 hakimin göreve iade edilmesi Türk milletine hakarettir. Gerçekçi olmak lazım gelirse saadeti geçmişin sayfalarında değil bir istikbalde görüyoruz.

''HEDEFİMİZ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ'NİN KÖK SALMASIDIR''

Cumhuriyet Türk milletinin bağımsızlık onurudur. Hüküm milletindir. Cumhuriyetin 100. yılına bir yıl kala, Türkiye'nin yükselişini engelleme çabaları devam etmektedir. Öncelikli stratejimiz hedefimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kök salmasıdır. Kriz severlerin, güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğaldır. Zillete düşenlerin birbirlerini kötülemeleri bir siyaset değil, kaotik ve hazin bir çarpıklığın işaretidir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!