Cübbeli Ahmet Hoca'dan döviz korumalı mevduat fetvası: Aradaki farkı almak faiz mi caiz mi?

Türkiye'nin 'Cübbeli Ahmet Hoca' diye tanıdığı Ahmet Mahmut Ünlü, 23 Aralık 2021 tarihli sohbetinde, hükümetin açıkladığı kur korumalı mevduat meselesini masaya yatırdı.

Genel 30.12.2021, 14:20 30.12.2021, 14:52
Abone ol
Cübbeli Ahmet Hoca'dan döviz korumalı mevduat fetvası: Aradaki farkı almak faiz mi caiz mi?

ABD Doları/Türk Lirası kurundaki oynaklığı kontrol altına almak için 20 Aralık'ta devreye sokulan 'Dövize Endeksli TL Mevduat Hesabı' İslamî esaslar bakımından tartışılmaya devam ediyor. 

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca şeklinde tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, 23 Aralık 2021 tarihli vaazında bu konuya değindi. 

Hükümetin kur korumalı mevduat hesabı uygulamasını bankaların yanında finans kurumlarıyla da genişletme niyetinde olduğunu hatırlatan Ünlü, paranın kâr/zarar ortaklığı usûlüyle çalışan katılım bankalarına yatırılması kaydıyla, vatandaşın kur korumalı mevduattan yararlanmasında İslami açıdan sakınca bulunmadığını dile getirdi. İşte Cübbeli Ahmet Hoca'nın o ifadeleri...

ZARARIN TAZMİNİ ANLAMINA GELİR

"Devletin vaat ettiği kur farkını alabilirsin. Çünkü devlet, milletin parasının değerini korumakla mükelleftir. Mükellef olduğu için, bu inme-çıkmalarda da (parasının değerini) koruyamadığı için, bu mesele 'zararın tazmini' konusuna giriyor ve devletin hibesi kabul ediliyor."

"Finans kurumu olması kaydıyla, mevduata konulup buradaki kur farkını almanın caiz olacağına dair vermişler (İsmailağa Cemaati Fıkıh Heyeti Üyesi Fatih Kalender)... Daha geniş, tafsilatlı malumatı Fatih Kalender hocaefendi kardeşimiz paylaşmış İsmailağa sitesinde, biz de paylaştık. Allah-u Teala haktan, helalden ayrılmamak nasip eylesin."

FATİH KALENDER NE DEMİŞTİ?

Ahmet Mahmut Ünlü'nün fetva için işaret ettiği İsmailağa Cemaati Fıkıh Heyeti Üyesi Fatih Kalender, kur korumalı mevduat hesabı konusunda şunları söylüyor: "Normal şartlarda devletin vatandaşın cebindeki paranın değerini koruması gerekir. Devlet şimdi diyor ki, 'cebinde değeri kısa sürede eriyen parana ilişkin zararını karşılamayı taahhüt ediyorum' diyor. Bu devletin vatandaşına hizmetlerinden bir tanesi olarak telakki edilebilir. Ama bunu bankayla yapılacak faiz akdinden tamamen ayrı olarak söylüyorum, o ayrı bir konu..."

"Değer kaybeden para için devletin vatandaşlarına zararının bir kısmını ya da tamamını ödemesi devletin vatandaşa hizmeti olarak kabul edilir ve bu anlamda fıkhi literatürde bu işlem faiz değildir. Ama bunu fiiliyata dökmek için bankada hesap açmanız, paranızı yatırmanız ve bankadan faiz talep etmeniz gerekiyor. Meseleye bu çerçeveden bakarsak bu kat'i surette haramdır; sonucu ne olursa olsun. Bir Müslümanın faizle iştigal eden bir bankayla bu türlü bir anlaşmaya girmesi -gayesi parasının değerini korumak bile olsa- kat'i surette buna fetva vermek uygun değil, caiz değil, çünkü faizdir."

"Ama finans kurumları ve katılım bankalarında durum farklıdır. Devlet üçüncü bir taraf olarak alım gücümü korumayla mükellef olduğundan dolayı, vatandaşa tazmin ödemesini kar payının üzerine ekler." 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!