banner2

Staj ve çıraklık süreleri başlangıç sayılacak mı? AK Partili isimden EYT açıklaması

EYT'lilerin mart ayının 1'inde ilk maaşlarını alabilecekleri bir düzenleme Meclis'ten çıkmak üzere. Peki staj ve çıraklık süreleri başlangıç sayılacak mı? AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, milyonlarca vatandaşın merak edilen soruya canlı yayında yanıt verdi.

Ekonomi 25.01.2023, 12:53
Abone ol
Staj ve çıraklık süreleri başlangıç sayılacak mı? AK Partili isimden EYT açıklaması

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, milyonların merakla beklediği EYT ile ilgili "EYT'lilerin martın 1'inde ilk maaşlarını alabilecekleri bir düzenleme Meclis'ten çıkacak diye düşünüyorum. Şu anda elimizdeki dosya, geçici işçiler dosyası. Bu mevzuyu çözeceğiz, bu arkadaşlarımızın da kadro sorunlarını çözeceğiz. Bu dosyayı da kapatacağız" ifadelerini kullanmıştı. Peki staj ve çıraklık süreleri başlangıç sayılacak mı? AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, milyonlarca vatandaşın merak edilen soruya canlı yayında yanıt verdi.

''BİRKAÇ YIL İÇİNDE 5 MİLYONA ULAŞIYOR''

Katıldığı NTV canlı yayınında konuya açıklık getiren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Geçen hafta SGK detaylı bir sunum yaptı. Meselenin çok katmanlı olduğunu gördük. Bu kanun çıktığında hemen yararlanacak yaklaşık 2,5 milyon insan var. Birkaç yıl içinde 5 milyona ulaşıyor. Çıktığı anda ve sonraki ekonomik boyutu ne kadar bir sorumluluk oluşturacak hesaplanması gerekiyor. EYT'de hem çalıştıkları gün hem prim süresiyle ilgili her şey aynı. Bu kadar geniş ve mali yükü ağır olan bir çalışma. Alt katmanları var, farklı prim türü ödeyenler var. Şu anda bu çalışmalar devam ediyor."

STAJ VE ÇIRAKLIK SÜRELERİ BAŞLANGIÇ SAYILACAK MI?

Özlem Zengin, EYT'lilerin mart ayında ilk maaşlarını almalarını sağlamayı hedeflediklerinin altını çizerken Zengin, şöyle devam etti: "Hedefimiz ilk maaşlarını martta alacak şekilde şubatta düzenlemeyi tamamlamayı sağlamak. Niyetimiz ve hedefimiz bu. Staj ve çıraklığın işe başlangıç sayılması ile ilgili bir düzenleme şu anda yok. Bu gerçekten önemli bir düzenleme Türkiye için. Ülkenin 40-50 yılına etkisi olan. Gerçekten ihtiyacı olan alanı düzenlememiz lazım. 8 Eylül'den itibaren yapıyorsunuz, bir günle kaçıranlar kampanya başlatıyor. Hukuk düzenlemesi yaparken birey ve hukuk korunmalı."

''KANUNA EVET DİYEN ANAYASAYA NEDEN HAYIR DER''

Başörtüsüne anayasal güvence getiren ve ailenin korunmasına ilişkin anayasa teklifi, Meclis Anayasa Komisyonu'nda dün kabul edildi. Teklif ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özlem Zengin, "Uzun bir yoldan geliyoruz, 60 sene. Benim şahsi hikayem için de önemli. Siyaset üzeri bir mesele bu. Yasaklar varken bize dayatmalar yapılırdı, inancınız gereği değil siyaseten başınızı örtüyorsunuz diye. Hala bunları işitiyor olmak biraz ağır geliyor insana. İnanç varken siyasetin esamesi okunmaz, bizim için hayati bir konu bu. 2013'ten sonra bu konuda kamuda bir sorun kalmadı. Milletvekilleri başörtülü şekilde Meclis'e girdi. Biz bir düzenlemeye gerek kalmadığını düşünüyorduk. Fakat gelinen noktada Sayın Kılıçdaroğlu bir çıkış yaptı. Helalleşme bağlamında bunu ifade etti. O yüzden bir anayasa değişikliği yapma kararı aldık. Kanuna evet diyen anayasaya neden hayır der?'' dedi.

BAŞÖRTÜSÜ İÇİN MUHALEFETLE YENİDEN TEMAS SİNYALİ

''Teklifi vermeden önce bütün siyasi partilere ziyaret yaptık.'' diyen Zengin, ''İlk ziyaretimizde bir tur daha yapmayı arzu ettiğimizi söylemiştik. Olumlu karşılandı. CHP ve İYİ Parti dokunulmazlık dosyalarını gerekçe göstererek teklifimizi kabul etmedi. Anayasa değişikliğiyle ilgili açık olduğumuzu ilettik. Komisyondan geçmesine rağmen müzakere sürecinin bitmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ben her zaman fikri tartışmalarımızı önemsiyorum. Dini inanç ifadesini koyabiliriz de koymayabiliriz de. Her konuyu kendi bağlamında düşünmek gerekir. İşi hangi saikle yaptığımızın burada olması açısından önemli. Biz bunu özel bir sebeple yapıyoruz. Dini inanç meselesi çok sorgulandığı için kendi hikayemize atıfta bulunuyoruz. Bu yüzden baktığımızda onların bizi ziyaretinden sonra tekrar değerlendirdik. Dini inanç ifadesinin orada kalmasının bir anlamı olacağına karar verdik. Biz bu değişikliği 24'üncü maddede yapıyoruz. Türkiye'de inanma ile ilgili sorun yok, inancına göre yaşamayla ilgili bir problem var. Bu konuyla ilgili insanların kafasında bir soru işareti kalmasın istiyoruz.'' ifadelerini kullandı.

"MECLİS'TEN 400'ÜN ÜZERİNDE OYLA GEÇMELİ"

Asla gözü kapalı olmadıklarını belirten Özlem Zengin, ''Serbest zeminde bir anayasa değişikliği yapsak olabilirdi ama toplumsal bir yara olduğu için böyle bir ifade koyduk. Bu konunun Meclis'ten geçmemesi nasıl insanları rahatsız etmeyecek? Bu Meclis'in onuru değil midir? Kötü niyetli ifadeleri yaralayıcı buluyorum. Bu Meclis'ten geçmesini çok arzu ettiğimiz bir düzenleme. Bunu gündeme AK Parti mi getirdi? Yaptığımız şey Türkiye'nin kendi problemleriyle ilgili. En makulü 400'ün üzerinde geçmesi Meclis'ten. Bu bütün partilerin kazanımı olur. Asla kapalı değiliz, daha önceden yaptığımız düzenlemeler gibi bakmıyoruz. Gerekirse seve seve yeniden gider konuşuruz. Burada amaç sonuç almak." dedi.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!