Çiftçiler ürününü doğrudan markete göndersin! Pahalılık ancak bu şekilde çözülür

Antalya'da çiftçinin 2-3 liradan sattığı salatalık, iki komisyoncu bir de tüccardan geçtikten sonra markete 20 liradan giriş yapıyor. Market de üzerine kâr koyunca salatalığın fiyatı 30 liraya fırlamış oluyor. Çözüm, çiftçilerin ürününü markete doğrudan satabilmesi ya da Türkiye'de fiyatları dengeleyecek belli merkezler kurulmasından geçiyor.

Ekonomi 17.02.2022, 11:29 17.02.2022, 17:11
Abone ol
Çiftçiler ürününü doğrudan markete göndersin! Pahalılık ancak bu şekilde çözülür

Antalya'daki çiftçi yetiştirdiği salatalığı kilosu 2-3 liradan satıyor. Aynı salatalık iki komisyoncu bir de tüccardan geçtikten sonra İstanbul'da markete 18-20 liradan giriş yapıyor. Market de üzerine kâr ekleyince tarlada 2-3 lira olan salatalığın fiyatı 30 lirayı buluyor. Mevcut durum aslında sistemdeki çarpıklığın özeti gibi. 

Hükümet temel gıda ürünlerinde KDV'yi yüzde 8'den yüzde 1'e çekse de etiketlerdeki ateş bir türlü sönmüyor. Pandemi etkisiyle bozulan tedarik zincirini, enerji ve ulaşım maliyetlerini bahane eden sektör, fiyatların daha makul seviyeye çekilmesi konusunda oldukça inatçı davranıyor. Bunda aracılar ve komisyoncular büyük bir baskı unsuru. Zira ürünlerin tarladan markete gelinceye kadarki yolculuğunda rol alanlar, elde ettikleri yüksek kârdan vazgeçmek istemiyor. 

Türkiye gazetesinden Kaan Zenginli'nin haberine göre, piyasadaki herkes şişirilmiş fiyatları baz aldığı için pazardaki etiketler bile bundan nasibini alıyor. Pazarcılar ürünü hâlden aldığına göre değil, marketle kıyas yaparak fiyatlandırıyor. Doğrudan tarladan alım yapan bazı büyük marketler ürünü ucuza satmak yerine piyasada oluşan şişirilmiş fiyatlardan tezgâha koyuyor. 

HÂLDEKİLER BİLE 'GÜBRE MALİYETİ ARTTI' DİYOR!
SANKİ ÜRÜNÜ KENDİSİ YETİŞTİRİYOR

İstanbul Ziraat Odası Başkanı Ömer Demir, "Hal Yasası çıkmadan meyve-sebze fiyatlarındaki fırsatçılığı önlemek mümkün değil. Hem marketler hem de hallerde ciddi anlamda oyunlar dönüyor. Alanya’da 2 TL’ye çıkan bir salatalığın 25 liraya markette satılmasının izahı yok. Bunun ne maliyet artışları ne de döviz ile ilgisi var. Ortada açıkça bir soygun var. Deniliyor ki ‘Gübre, ilaçlama, sulama maliyetleri arttı’ Tamam da, bu çiftçiyi ilgilendiren bir durum. Zaten maliyet artışları olmasının ardından sen çiftçiden 2 TL’ye almışsın. Bunu hâlciler veya marketlerin konu etmesi deli saçmalığı. Ama bakıyorsun, 2 TL’lik salatalık, hâlde 18 lira, markette 25-30 lira olmuş. Görünen köy kılavuz istemez" diyor.

BÜYÜK RANT VAR, BU ZİNCİRİN KIRILMASINI İSTEMİYORLAR 

Bir üreticinin malını direkt olarak markete satmasının mümkün olmadığını belirten Ömer Demir, şunları söylüyor: "Belli lobiler var. Hiçbir üretici, direkt olarak markete ürün satamaz. Antalya Hâli, İstanbul Hâli ve market... Bu zinciri bozdurmazlar. Çünkü büyük rant dönüyor. Normal şartlarda direkt markete satış olsa ve marketler de cüzi miktarda bir kâr payı ile satsa 2 TL’lik salatalığı vatandaş 8 liraya alabilir." 

"Marketlere kesilen cezalar da caydırıcı değil. Kesilen cezayı o market yine vatandaşa ödetiyor. Resmen kâğıt altında gider gösteriyorlar. Kendi aralarında fiyat belirledikleri konusu o kadar ayyuka çıktı ki, bu yüzden ceza bile kesildi. Hâlciler ile marketler de iş birliği içinde, fiyatlar ortak belirleniyor. Diyelim domateste bu yıl çok iyi verim alındı. Ürün bol... Dolayısıyla fiyatın düşmesi gerekiyor. Ama vatandaşa yansımıyor. Üreticiye de yansımıyor. Aradaki kâr market ve haldeki komisyoncular arasında bölüşülüyor. Kısacası verim fazla ise bundan market ve komisyoncu nemalanıyor. Sorunun çözümü için Türkiye’nin belli bölgelerinde merkezler kurulması gerek. Devlet tarafından büyük depolama, paketleme ve lojistik merkezleri kurulabilir. Maliyetler üzerine bindikten sonra fiyatlar burada belirlenir. Kamuoyuna açık şekilde satış yapılır, o zaman herkes hakkını almış olur." 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!