Darbecilerden çarpıcı makale: 13. maddeyi değiştirip Türkiye'yi NATO'dan atalım

Joe Biden'ın vaatleri doğrultusunda Türkiye'de muhalefeti dizayn etme hedefiyle kurulan Turkish Democracy Project, bu kez Wall Street Journal gazetesinde boy gösterdi. TDP'nin iki yöneticisi Mark D. Wallace ile Joseph Lieberman Türkiye'yi tehdit eden skandal bir yazı kaleme aldı.

Dünya 21.05.2022, 18:21
Darbecilerden çarpıcı makale: 13. maddeyi değiştirip Türkiye'yi NATO'dan atalım

ABD Başkanı Joe Biden'ın vaatleri doğrultusunda Erdoğan muhaliflerini tek çatı altında toplama amacıyla kurulan TDP örgütü çalışmalarını sürdürüyor. İsmini geçtiğimiz yıl haziran ayında Turkish Democracy Project (Türk Demokrasi Projesi) olarak duyuran oluşum, terör destekçisi İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine Ankara'nın direncini görünce yeniden hareket geçti. 

Bir darbe kuruluşu olduğu yönünde kamuoyunda yaygın kanaat bulunan TDP'nin yönetim kurulu başkanlığını Mark D. Wallace yapıyor. Wallace, Amerikan çıkarlarına aykırı davranan ülkelerde tertiplenecek politik manevralara ilişkin Beyaz Saray'a raporlar sunuyor.

Mark D. Wallace

Wallace, geçmişte  "Nükleer İran'a Karşı Birleş" (United Against Nuclear Iran - UANI) ve "Aşırıcılıkla Mücadele Projesi" (Counter Extremism Project - CEP) gibi özel oluşumların liderliğini üstlenmişti. ABD çıkarlarına ters hareket eden hangi ülke ya da lider varsa onu 'aşırıcılıkla' ve 'terör destekçiliği' ile suçlamak Wallace'ın uzmanlık alanı.

TDP yönetimindeki isimlerden biri de Demokratların meşhur senatörü Joseph Lieberman. 2000 yılında başkan yardımcılığına da aday gösterilen Lieberman, İç Güvenlik Komitesi Başkanlığı ve Silahlı Kuvvetler Komitesi üyeliği gibi görevlerde bulundu. TDP onu 'Amerikalıların güvenliği için politika üretmede ilk akla gelen isimlerden biri' şeklinde tanımlıyor. 

TDP FETÖ İLE İÇ İÇE ÇALIŞIYOR

Kuruluşunda FETÖ üyeleri Aykan Erdemir ile Süleyman Özeren gibi isimlerle çalışan Mark D. Wallace ile Joseph Lieberman, Wall Street Journal'da Türkiye'yi hedef alan bir yazı kaleme aldı. Ankara'yı envanterdeki S-400 sistemlerini Ukrayna'ya göndermediği için suçlayan TDP üyesi iki isim, Amerikan ordusunda Ukrayna'ya verilecek hava savunma sistemi bulunup bulunmadığı konusuna girmedi. 

Joseph Lieberman

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın SİHA'lar dışında Ukrayna'ya yeterince destek olmadığını iddia eden Wallace ile Lieberman, Türkiye'nin İsveç ile Finlandiya'nın NATO üyeliğine PKK/YPG meselesinden ötürü muhalefet ettiği gerçeğini de perdeleyerek, Türkiye'nin İttifak'ta artık yeri olmadığını iddia etti. 

İki heyecanlı isim, NATO üyesi bir devletin İttifak'tan kendi isteğiyle ayrılma durumunu düzenleyen 13. maddenin değiştirilme vaktinin de geldiğini ileri sürdü. İşte Türkiye'de muhalefeti dizayn etme hedefiyle kurulmuş TDP'nin iki yöneticisi tarafından yazılıp WSJ gazetesinde yayınlanmış o satırlar...

TÜRKİYE İTTİFAK'A DAHİL Mİ?

"Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün her üyesi, Finlandiya ve İsveç'i -Türkiye haricinde- coşkuyla karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasi, dar görüşlü ve alakasız nedenlerle müstakbel üyeleri raydan çıkarma çabalarında sert bir tavır aldı. Bu, Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye'nin İttifak'a dahil olup olmadığı sorusunu gündeme getirmelidir."

"Erdoğan kendisini Ukrayna ve Rusya arasında bir barış elçisi gibi konumlandırmaya çalıştı. Bu arabulucuk süreci, Türkiye'nin 2017 yılında Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi satın alması da dahil olmak üzere Moskova ile bir işbirliği modeli için örtü sağladı. Rusya'nın işgalinden bu yana, Sayın Erdoğan bu sistemi Ukrayna'ya göndermeyi reddetti." 

TÜRKİYE GEREKSİNİMLERİ KARŞILIYOR MU?

"NATO'nun açık kapı politikası, belirli demokratik gereklilikleri karşıladığı sürece, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine katkıda bulunabilecek herhangi bir Avrupa ülkesine üyeliğin açık olduğunu şart koşuyor. Sayın Erdoğan dışında ittifakın hiçbir üyesi, İskandinav ülkelerinin bu kriterleri yerine getirmesini sorgulamaz. Fakat 1952'de NATO'ya katılan Türkiye, bugünkü üyelik standardını karşılayabilir mi?"

"NATO'nun son 20 yıldaki en büyük stratejik başarısızlığı, kendi üyelerinin toplu çözüm kapasitesini hafife alırken Putin'in kötü niyetini küçümsemesiydi. İttifak, aynı hatayı Sayın Erdoğan ile tekrarlama riskini taşıyor."

13. MADDEYİ DEĞİŞTİRME VAKTİ...

"Türkiye bir NATO üyesidir ancak Sayın Erdoğan yönetiminde artık bu büyük ittifakın temelini oluşturan değerlere bağlı değildir. NATO tüzüğünün 13. maddesi, üye devletlerin geri çekilmeleri için bir mekanizma sağlar. Belki de üyelik için ne ilkesel ne de pratik gereklilikleri karşılamayan bir üye ulusun sınır dışı edilmesi için bir prosedür oluşturmak üzere 13. maddeyi değiştirmenin zamanı gelmiştir."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!