ABD'li yazardan Türkiye hakkında şok ifadeler: Rusya'nın zayıflığını görüp Karadeniz'e donanma çıkardı

Amerikan dış politikasının en ünlü isimlerinden 'gelecek bilimci' George Friedman, Ukrayna işgali sırasında Rusya'nın zayıflığını herkes gibi Türkiye'nin de gördüğünü ve bunun Ankara'ya yeni kapılar açtığını yazdı.

Dünya 23.04.2022, 14:44
ABD'li yazardan Türkiye hakkında şok ifadeler: Rusya'nın zayıflığını görüp Karadeniz'e donanma çıkardı

ABD'de dış politika denilince ilk akla gelen isimlerden George Friedman, Rusya-Ukrayna savaşı ve sonrasına ilişkin çarpıcı bir yazı kaleme aldı. CIA bağlantılı Stratfor'u kuran Macar Yahudisi Friedman, bir süredir yönettiği 'Geopolitical Futures' (GPF) adlı analiz sitesinde Avrupa'nın en güçlü ülkeleri olarak Türkiye ve Polonya'yı gösterdi. 

Ukrayna işgalinde Rus ordusunun zayıflığını tüm dünyanın gördüğüne dikkat çeken Friedman, Çin'in de tıpkı Rusya gibi kırılgan durumda olduğunu savundu. 73 yaşındaki gelecek bilimci (futurist) Friedman, Türk savaş gemilerinin Rus donanmasına set çekmek üzere Karadeniz'e açıldığını belirterek Ankara ile Moskova arasındaki bilek güreşinin sertleşebileceğine işaret etti. 

İşte Friedman'ın GPF portalındaki analizinden dikkat çeken ifadeler...

HİÇBİR SAVAŞ BASİT DEĞİLDİR 

Eğer içindeyseniz hiçbir savaş küçük değildir ancak dünya büyüktür ve büyük savaşlar nadir olur. Savaşların beklenmedik yankıları da vardır. Buradaki küçük bir savaş, başka bir yerde başka bir savaşı daha ölümcül hale getirebilir veya başka bir yerde bir savaşı önlemeye yardımcı olabilir. Yani hiçbir savaş basitçe kendi başına anlaşılamaz. Bu nedenle Ukrayna'daki savaş sadece kendi koşulları içinde değil, yansımaları açısından da değerlendirilmelidir. 

POLONYA AVRUPA'NIN LİDERİ 

Bu süreçte Polonya şüphesiz Avrupa'nın lideri olarak ortaya çıktı. Coğrafi olarak Ukrayna'ya en yakın ülkedir ve bu nedenle NATO gücünün çoğu orada konuşlanmıştır. En önemli faktör ise ABD'nin 82. Hava İndirme Tümeni orada. Oradaki Amerikan ordusu Polonya zırhlı kuvvetleriyle birlikte eğitim yapıyor. Araziyi iyi tanımaya başlayan Amerikan askerlerinin görevi, Rusya'yı Polonya işgalinden caydırmak veya geri püskürtmek ya da emredildiği zaman Ukrayna'ya girip oradaki Rus güçleriyle çarpışmak ve onları yenilgiye uğratmaktır. Bulunduğu coğrafya ve savaşın sonuçlarına ilişkin zengin bir hafızaya sahip olması itibariyle Polonya, Avrupa'da ABD ile çalışmaya devam edecek. 

TÜRKİYE RUSYA'NIN ZAYIFLIĞINI GÖRDÜ

Diğer yanda da Türkler var. Donanmalarının önemli bir bölümünü Rus amiral gemisi Moskova'nın battığı Karadeniz'e göndererek ilginç bir şey yaptılar. Türkiye, bazı insansız hava araçlarını Ukrayna kuvvetlerine sunmasına rağmen, Ukrayna savaşından genelde uzak durdu. Türkiye tarihsel olarak Rusya'ya düşmandır ancak son zamanlarda ABD'yi 'öngörülemez' olarak görmektedir. Orada dikkatli bir konumda dengelenmiştir. Ancak Rus kuvvetlerinin Ukrayna'daki zayıf performansı, muhtemelen Türklerin Rusya'nın tehdidini yeniden değerlendirmesine neden oldu. Türkiye muhtemelen artık Rus ve Amerikan gücünü eşitlemiyor. 

TÜRK DONANMASI KARADENİZ'DE

Türkiye'nin bakış açısına göre, Rusya gemileriyle Ukrayna'ya karşı tam bir üstünlük kurar ve gemisavar füzelerle donanmış Ukrayna kuvvetlerini kıyıdan uzaklaştırabilirse bu durum Rusları Karadeniz'de daha da tehlikeli bir güç haline getirir. Böyle bir sonuç Türkiye için potansiyel bir tehdit oluşturacaktır. Türkiye bir NATO üyesidir ve Rusya sonunda Türkiye'nin filosunun bir tehdit olduğuna karar verip Türk gemilerini ve limanlarını vurabilir. Türkler bu nedenle, Rusya'nın maruz kalabileceği risklerin ötesinde riskleri artırarak bir Rus hamlesini önlemek için Karadeniz'e girdi. Aynı zamanda, bu Ukrayna ile bir dereceye kadar koordinasyonu içerecektir.

TARİHSEL DÜŞMANLA REKABET KIZIŞTI

Karadeniz'de Rusya'ya meydan okumak için bir yol daha açılıyor. Türkiye'nin hem Güney Kafkasya'da hem de Orta Asya'da önemli çıkarları var. Rusya oradaki çıkarlarını Türkiye'yi endişelendirecek şekilde geliştiriyor. Rusya şu anda Türkiye'ye askeri bir meydan okuma oluşturacak konumda değil ve Türkiye'nin askeri olarak hareket etmesi muhtemel değil. Bu nedenle gizli eylemler ve diplomasi anahtar konumda. 

Rusya'nın Ukrayna'daki performansı göz önüne alındığında, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkeler Rusya ile ilişkilerini yeniden gözden geçirebilir. Rusya'nın bu noktaya kadar olan zayıflığı, stratejik yeni düzenlemelere kapı aralıyor; Türkiye'yi Karadeniz'de kendini savunmaya zorluyor ve potansiyel olarak Türkiye'nin başka çıkarlar peşinde koşmasının yolunu açıyor.

ÇİN DE GÖRÜNDÜĞÜ KADAR GÜÇLÜ DEĞİL

Polonya ve Türkiye'nin ardından Çin'e gelelim. Çin, ABD'ye karşı ağırlık yaratmak için Rusya ile ilişkiye girdi. Fakat Rusya'nın gücü, ABD'yi Çin'e taarruzdan alıkoymaya yetmez. Rusya, Ukrayna harekâtını bile Suriye'den takviye kuvvet çağırmadan sürdüremiyor. Çin de Rusya'ya yardım için kuvvet gönderecek durumda değil. Bunun Çin'e hiçbir faydası olmaz. Çünkü Pekin, ABD önderliğindeki ekonomik yaptırım silahının etkisini gördü. 

Çin de Rusya gibi; göründüğü kadar güçlü değil. Kişi başına düşen gayrisafi hasıla bakımından dünyada 81. sırada. Rusya ise 85. sırada. Çin için Tayvan'ı işgal etmek bir çılgınlık olurdu. Tayvan'ı alarak kazanacağı toprak zaten Çin'de var. Ayrıca harekâtta başarılı olacağının garantisi yok. 

DERSİMİZE BU İKİ ÜLKEYLE BAŞLAYALIM

Dolayısıyla Polonya ve Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte daha büyük önem kazandığını ve Çin'in ise önemini kaybettiğini görüyoruz. Zaten 'Gelecek 100 Yıl' kitabımda Polonya ve Türkiye'nin yükselişini ve Çin'in düşüşünü öngörmüştüm. Dersimize Türkiye ve Polonya ile başlamamak için hiçbir neden yok. 
 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!